Zünnun

Zünnun
@zunnune
Yol ola Hakk'a vara
Yalnız sayılmazdım anlayacağınız. Yanımda açlık ve susuzluk vardı. Bir de acziyet ve fakirlik vardı. Yanımda varlığımın mahiyeti ve esası vardı.
Reklam
İftara daha beş saat vardı. Beş saat sonrasında aynı anda aç susuz olmanın yanı sıra, aynı anda tok olmanın eşitliğini de sevdim. Zengin fakir eşittik. Bir ve bütündük. Bir kuru ekmek hepimize aynı tadı veriyordu. Bir bardak su hepimiz için dünyanın en tatlı içeceğiydi. Hayat hepimiz için aynı kıymetteydi. Ramazan galiba büyük eşitliğin sağlandığı büyülü bir zamanın adı, dedim.
Benim sevgili Filozof'um, insanın kendisi ile barışık olması gerektiğine dair, o çok tekrar edilen lafların, çiğnene çiğnene tadını yitirmiş bir sakıza benzediğini söyler ve ne dediğinin farkında bile olmayan kimselerce, hayatın bütün sorunlarını çözebilecek pek mühim bir formülmüş gibi sürekli dile getirilmesini de sinir bozucu bulurdu. Ona göre asıl önemli olan, insanın, kendi ile barışık olması değil, tanışık olmasıydı. İnsan kendini tanımalıydı. Ve bu, aynaya baktığında göz göze geldiği şeyin, ne ya da kim olduğunu bilmekten çok farklıydı...

Zünnun

, bir kitap okudu
10/10
·128 syf.·
2026 6. kitabı
Özkan Öze
9.7/10 · 144 okunma
Sonra sadece onurlu insanların yapabileceği bir şey yaptı; hakikat karşısında diz çöktü. İslam'ı, hayatının sonuna kadar sırtında mukaddes bir yük, şerefli bir emanet bilerek taşıdı. Müslümanların ikinci halifesi oldu...
Reklam