ZY

ZY
@zy11
namıdiğer Raskolnikov
Ben Rodya’yı bir buçuk yıldır tanıyorum. Tanıdığım kadarıyla somurtkan, kederli, başı havada, gururlu biri. Son zamanlarda ise (belki de daha uzunca bir süreden beri) kuruntulu. Gönlü yücedir, iyi yüreklidir. Düşüncelerini dile getirmeyi sevmez, yüreğindekileri açığa vurmaktansa, şiddete başvurmayı yeğler. Ama bazen hiç de kuruntulu değildir, sadece soğuk ve acımasız denebilecek derecede duygusuzdur. Doğrusunu isterseniz, birbirine ters iki ayrı karakter sanki nöbetleşe yer değiştirir gibidir onda. Bazen ağzını bıçak açmaz! Hiç zamanı yoktur, herkes kendisine engel olmaktadır, oysa hiçbir şey yapmamakta, sırtüstü yatmış uzanmaktadır. Alaycı değildir, ama bu zekasının yetmezliğinden değil, böyle saçmalıklara ayıracak zamanın olmayışındandır. Anlatılanları sonuna kadar dinlemez. Herkesin ilgisini ayakta tutan bir konu onu hiç ilgilendirmeyebilir. Kendisine müthiş değer verir ve sanırım bu konuda pek de haksız değildir. Daha ne söylesem, bilmem ki?..
Sayfa 265·Kitabı okudu
Alıntı
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
— Siz ne sanıyorsunuz? —diye bağırdı.— Onlara palavra savurdukları için mi kızıyorum sanıyorsunuz? Saçma! Ben yalanı severim! Yalan, insanların bütün öteki yaratıklara karşı biricik üstünlüğüdür! Yalan söylersin ve böylece gerçeğe ulaşırsın!
Sayfa 248·Kitabı okudu
Alıntı
Hey Tanrım, ben niye bu kadar içtim acaba? Alçaklar! Beni tartışmaya çektikler! Oysa bir daha tartışmaya tövbe etmiştim!.. Öyle cevherler yumurtluyorlardı ki, az kalsın dövüşecektim! Başkan olarak dayımı bıraktım yanlarında… Kişilikten yoksunluk! İstedikleri bu! Ve bundan büyük bir haz duyuyorlar. Yani, kendileri olmamak, olabildiğince kendilerine benzememek! En büyük ilerleme, onlara göre bu! Sıraladıkları saçmalar bari kendi uydurmaları olsa…
Sayfa 248·Kitabı okudu
Alıntı
Hiçbir düşüncesi yoktu bu konuda. Aslında düşünmek de istemiyordu. Düşünce denen şeyi kovmuştu kafasından; acı veriyordu düşünceleri ona. Bildiği, hissettiği bir tek şey vardı: Şöyle ya da böyle, her şey değişmeliydi; umutsuzlukla, tuhaf bir inançla ve kararlılıkla, —Değişsin de, nasıl değişirse değişsin,—diye tekrarlayıp duruyordu.
Sayfa 190·Kitabı okudu
Alıntı
“İnsanoğlu denen aşağılık yaratığın alışamayacağı hiçbir şey yok galiba!…”
Sayfa 32·Kitabı okudu
Alıntı