"Ama öyleleri var ki bunları ne severiz ne de sayarız. Bunlar içimizdeki hainlerdir, vatanına ihanet edip yabancı bir memleket için çalışan, onları ele geçirip yabancıların verdiği işi ve destekleri kabul eden hainler."
Kitapta imkansız bir aşk hikayesi okuyoruz. Orhan'ın Firdevs'e olan karşılıksız aşkı. Kitabın başlarında gerçekten Orhan'ı anlayamadım. Kendisine karşılık vermeyen bir kadına nasıl bu kadar tutuldu diye. Firdevsten ise nefret ettim. Orhan'nın temiz sevgisini o kadar kullandı ve adamın gururunu her seferinde yerle bir etti. Tüm duygular inanılmaz geçti bana. Orhan en sonunda Saklıkuyuya gitti ve orada aslında bir hayale aşık olduğunu anladı. Orada karşılaştığı insanlar Ahmet Hilmi Bey, Defne gerçekten kitabı başka yere taşıdı bence. Bimarhane anıları ve Defne'nin babası beni çok etkiledi. Defne'nin babasının yaşadığı gerçek hikaye mi diye düşünmeden edemedim. Ben büyük bir keyifle okudum size de tavsiye ediyorum.