Bizim tarihimiz büyük bir tarihtir. Hepimiz çok iyi biliyoruz ki tarih her zaman iyi niyetlerin, güzel sözlerin, temellerin şekillendirildiği bir süreç değildir. Tarih, güç ve sıkıntılı kararların alındığı, acıların yaşandığı, bedellerin ödendiği çok karmaşık bir süreçtir. Bu sadece bizimle ilgili değil, insanlık tarihinin tümüyle ilgili bir süreçtir. Ama şunu hepimizin bilmesi gerekir ki, bizim görevimiz tarihten husumet çıkarmak değildir. Görevimiz özellikle kendi tarihimizden, düşmanlık, nefret, kızgınlık ve kuşku çıkarmak değildir. Bizim görevimiz tarihimizi doğru anlamaktır. Acısını, tatlısını, iyisini, kötüsünü elbette bütün gerçekliğiyle görmektir ve o tablo karşısında gerekeni yapma sorumluluğundan kaçmamaktır. Ama bunun ötesinde temel sorumluluğumuz, tarihimizden çatışma değil, barış çıkartmaktır. Düşmanlık değil sevgi çıkartmaktır. Karşıtlık değil dayanışma, bütünlük, birlik çıkartmaktır. Eğer böyle bir anlayışla geçmişimize bakarsak, bundan geleceğe yönelik olarak dayanışma, barış, kardeşlik çıkarmamız mümkündür ve bu sağlanmalıdır.