Kendisinden kötü ahlâkın zuhur ettiği davranışlara mâsıyet yani günah, güzel ahläkın ortaya çıktığı amellere de taat yani Allah Teâlấ nın emirlerine uymak denir. İnsanın hal ve hareketleri bu halin dışında değildir.
Kalp parlak bir ayna, kötü ahlâk da o aynaya ulaşarak onu karartan is ve duman gibidir. Bu duman seni yarın Allah Teâlấ nın cemalini seyretmekten alıkoyar, arada perde olur.
Güzel ahlâk ise kalbe ulaşarak onu mâsiyet karartısından temizleyen bir nur gibidir.
Bu manada Allah Resûlü (sallallahu aleyhi vesellem] şöyle buyurmuştur:
أَتْبِعِ السَّيِّئَةَ الْحَسَنَةَ تَمْحُهَا
"Kötülüğün peşinden iyilik yap ki onu silip yok etsin."
Kıyamet gününde kalp ya parlak ya da kararmış halde meydana gelir.
اِلَّا مَنْ اتَى اللهَ بِقَلْبٍ سَلِيمٍ (٨)
(Şuarâ 26/89).
"Ancak Allah'a kalb-i selim (temiz bir kalp) ile gelenler (o günde fayda bulur )”