Hüseyin Rahmi'nin diğer romanlarında da yer verdiği büyücü, simyacı, tılsımla uğraşan karakter bu romanda Ebulfayz Enveri ile karşılanmış. Batıl inançların, hurafelerin toplumu ve bireyi nasıl şekillendirdiğini trajikomik bir şekilde ortaya koymuş. Öyle ki insan şekline bürünmüş olarak aradığı ve bulduğu iki melek cahil, sofuluk ile alakası olmayan iki tiptir. Onlara inanarak çıktığı yolculukta vahim bir son ile karşılaşacaktır. Hurafelere dayanan bir inancın ve yaşamın bireyleri sokacağı absürt durumları göstermek isteyen Hüseyin Rahmi bu eserinde bunu çok iyi bir şekilde yansıtabilmiş. Günümüzde bile varlıklarını sürdüren ve hayatımızın her noktasında karşımıza çıkabilecek bir tip olan Ebulfayz Enveri'nin yaşadıkları okuru çok tanıdık bir his ile başbaşa bırakıyor. Batıl inançlar size öyle tanıdık geliyor ki bazen neyin yanlış olduğunu bile anlamayabiliyorsunuz. Hüseyin Rahmi romanı çok güzel bir son metin ile bitiriyor. Aslında tüm mesajı burada açık olarak veriyor. En can alıcı cümleler ise şöyle: "Her insanı, hatta her toplumu hoşlandığı yemle avlarlar. Mesele, böyle oltalara tutulmayacak kadar insanlığımızı terbiye edebilmektir." Etrafımızdaki Enveri'lerden uzaklaşmak ya da en azından onların farkına varıp gülüp geçmek dileğiyle :)