Ey erdem! -basit ruhların yüksek bilgisi- sana ulaşmak için bu kadar zahmet ve külfete gerek var mı? Senin ilkelerin bütün yüreklerde yazılı değil mi? Yasalarını öğrenmek için herkesin kendi içine bakması, tutkunlarının sustuğu bir anda vicdanını dinlemesi yetişmiyor mu? Gerçek felsefe işte budur.
Bütün bu kötülükler, bilim ve sanat değerlerinin yükselmesi ve ahlak değerlerinin alçalmasıyla insanlar arasına giren eşitsizlik belasından değil de neden doğmuştur?
İşte Tanrı, hikmetinin bize uygun gördüğü bilgisizlikten kurtulmak için harcadığımız boş çabaların cezası her zaman böyle lükse, ahlaksızlığa ve köleliğe düşmek olmuştur. O hikmet, bütün yaptığı işlerin üzerine kalın bir örtü çekmekle bizi boş araştırmalara dalmaktan korumak istemişti. Ama biz onun hangi dersinden yararlanmasını bildik?