“Onu seyrediyordum; ilk başta bakışlarım, gözlerin sözcüsü olmakla kalmayıp, pencerelerinden, endişeli, donakalmış bütün duyuların eğildiği, baktığı bedene ve onunla birlikte ruhuna da dokunmak, onları ele geçirmek, alıp götürmek isteyen bakışlardandı”