Âyet-i kerimede geçen: "Li teârafu..." meselesi.
Ayette insanların birbirlerini tanıyabilmeleri için farklı kavimler, kabileler, etnisiteler vs. olarak yaratıldığından söz edilir.
Burada farklılık; farklılığın tanınması, bilinmesi, birliğin, tevhidi inşanın kaynağı olarak gösterilir bize.
Tanıma= Mekke Süreci
--> İlimle gerçekleşir. Bu süreçte, Müslüman zihin ve şahsiyet inşa edilir.
Tanışma = Medine Süreci
-->İrfanın devreye girmesiyle gerçekleşir. Müslümanca yaşama zemini...
Mağaranıza çekilin; bulunduğunuz yeri ya da edindiğiniz alışkanlıkları terk ederek
ümmîleşin, arının!
Ancak o zaman çağın ağlarından kurtulabilir, çağrınızın çağını kurabilimesi çabasının izini sürebilir, kendinize gelebilir, kendinizi keşfedebilir, kendinizi ve çağınızı aşma konusunda bir mesafe kat edebilirsiniz.
Çağı tanıyarak, çağı tanımadığını ilan etmek ve "Seni tanımıyorum!" demek...
Hasılı:
Tarih; mevzisini, varlık düzenindeki yerini, yani Yaratıcı karşısındaki konumunu bilen tevazu sahibi insanların kanatlarında yükselir.
Tevazu sahibi insanlar/ sultanlar, hakikate teslim olurlar ve dünyayı teslim alırlar.
Adaleti, hakkaniyeti, kardeşliği, hakça, insanca ve yaşanabilir bir dünyayı; tevazu sahibi insanlar, öncüler inşa ederler.
Tevazudan yoksun kişiler ise dünyaya teslim olurlar ve dünyevî güdüler tarafından teslim alınırlar.