Mevziniz, mevzunuzu belirler.
Konuşlandığınız yer, konuşmanızın dilini, yerini ve yönünü tayin eder. Dil, Mekke sürecinde inşa edilir. Yer, Medine sürecinde; yön ise medeniyet sürecinde.
Hem medeniyetin Mekke ve Medine süreci vardır. Her medeniyet
önce kendi öz dilini ve zihnini, şahsiyetini inşa eder. Ondan sonra o dil/zihin, şahsiyeti aşarak hayatı inşa edecek bir yere; yani 'Medine'sine kavuşur. Mekke ve Medine süreçleri, zihin ve zemin inşası; zamanın yani medeniyetin inşasına götürecektir.
Burada zaman artık, sizin kendi duyarlıklarınızın inşa ettiği çağdır. Zeitgeist size aittir.
İslam düşüncesi aydınlanma düşüncesi tarafından kodlanıyor ve tanımlanıyor. Bu da İslam düşüncesini; İslam düşüncesinin özgünlüğünü algılamamızı, anlamamızı zorlaştıran bir bakış. Bu şekilde İslam düşüncesine nüfuz edemeyiz! En önemli sorunlarımızdan biri; İslam'a, İslam düşüncesine, kendi kaynaklarımıza neyse o olarak nüfuz edememe, kendi dünyamıza bile Batılı kavramlarla, bakış açılarıyla anlama sığlığıdır. Oysa başkalarının kavramlarıyla kendi dünyanızı anlayamazsınız, kendi dünyanızı kuramazsınız.