Akış
Ara
Ne Okusam?
Giriş Yap
Kaydol

Derya Deniz Karslı

Önce biraz ağladılar ama alıştılar şimdi. Aşağılık insanoğlu her şeye alışır.
Reklam
İki kişiymişler, güzelmişler ve başka bir şey olmanın peşindeymişler; aşk gelecek sıkıntısında oyalanıyor, bir türlü gelmiyormuş, bir gün yaşanacakların özlemiyse, hiç hissetmedikleri aşkın kızıymış daha o zamandan. Hemen yanı başlarındaki, ayı içine çekmiş korularda, ay ışığında el ele, arzusuzca, umutsuzca terk edilmiş yolların o bambaşka ıssızlığında yürüyorlarmış. Gerçekte öyle olmadıkları için, gerçekten çocuklarmış. Bir yoldan öbürüne, ağaçtan ağaca koşarak kağıttan siluetler gibi, kimseye ait olmayan bu sahnede dolaşıyorlarmış. Derken havuzların orada kaybolmuşlar, iyice yaklaşmış, iyice ayrılmışlar, dinen yağmurun tarifsiz sesi, adımlarının yöneldiği fıskiyelerden geliyormuş. O ikisinin hissettiği aşkım ben ve işte bunun için uykusuz gecenin derinlerinde duyabiliyorum onları ve bunun için biliyorum mutsuz yaşamayı.
Sayfa 415Kitabı okudu
Her sanatçının her yapıtı daha mükemmel olabilir. Dikkatli okunduğunda, en büyük şiirlerde bile daha iyisi yazılamayacak pek az dizeye, daha yoğun hale getirilemeyecek pek az epizoda rastlanır ve hepsinin toplamının eriştiği kusursuzluğun daha üstünü mutlaka vardır. Günün birinde bunun farkına varıp da düşünmeye koyulan sanatçıya ne kadar yazık! O andan itibaren işinde neşe, uykusunda huzur haram olur. Gençliği anlayamadan elden gider, tatminsizlik içinde yaşlanır. Hem ayrıca, niye konuşuyoruz ki? Söylediğimiz şu üç beş kelimenin dile dökülmemiş hali, çok daha iyidir. Dünyaya sırt çevirmenin güzelliğine kendimi bir ikna edebilsem, ıstırap içinde, sonsuza dek mutlu olurdum !
Sayfa 400Kitabı okudu

Okur Takip Önerileri

Tümünü Gör
Anlaşılmanın verdiği nefis zevk, bunu en çok isteyenlere yasaktır- çünkü karmaşık, anlaşılamamış varlıkların özelliğidir bu; ötekiler, yani herkesin anlayabileceği basit insanlar ise - onlar hiçbir zaman anlaşılmaya ihtiyaç duymaz.
Sayfa 400Kitabı okudu
…sana söylemek istediğim, bir şeyi elde etme arzumuzun elde ettiklerimizin fersah fersah gerisinde kaldığı.
Sayfa 400Kitabı okudu
Reklam
Kader ne büyük bir işkence! Kim bilebilir yarın ölmeyeceğimi! Kim söyleyebilir bugün ruhumun başına korkunç bir şey gelmeyeceğini! Bunlar aklıma gelince kendime duyduğum şüphenin bile nelerle karşılaşacağını bilmezken, bizi hep daha ileriye gitmeye zorlayan yüce zorbadan korkuyorum.
Sayfa 396Kitabı okudu
Üstün bir varlığın özlem duyabileceği en yüksek mertebe, kendi ülkesinin devlet başkanının adını, hatta ülke monarşiyle mi yönetiliyor yoksa cumhuriyetle mi, onu bile bilmemektir.
Sayfa 386Kitabı okudu
Mutsuzluğunun farkında olmayan bunca insanın mutluluğu beni ürpertiyor. İnsani hayatları, gerçekten duyarlı olsalar sonsuz acı verecek olaylarla dolu. Ama gerçekte bitkisel hayatta olduklarından, yaşadıkları şeyler ruhlarına değmeden uçup gider.
Sayfa 385Kitabı okudu
Bir çocuğun ağlaması dünyayı zehirlemeye yeter, diye okumuştum bir yerlerde. Yüce Tanrı bazı şeylerin olmamasını ister ama engelleyemez bunları, çünkü kendisi kararlaştırmıştır. Ama bizim üstümüze de bir gölge düşer.
Tutsak olmuşlardı. Geceleri bile rahat soluk alınamıyordu. İstemeyenler için, Tanrı’nın varlığı dayanılmaz bir yüktü.
Reklam
Belki aptallık bütün bunlar, yaşamdan bunca beklentin olmadığı için, benden daha iyisin.
…yarıya kadar okunmuş bir roman, geri kalanının eksikliğini duymuşum ama çok da üzerinde durmamışım, çünkü okuduğum kadarı, neredeyse baştan sonra anlamsız olsa da kendi kendine yetiyormuş, eksik bölüm de ne anlatırsa anlatsın daha fazla anlam katamazmış ona.
Sayfa 301Kitabı okudu
Kaderin bir muziplik yaparak sevdiğime, üstelik benim de gerçekten sevildiğime beni inandırdığı gün, önce alt üst oldum, pusulamı şaşırdım; piyangoda büyük ikramiye vurmuştu sanki, fakat verdikleri para piyasada geçmiyordu.
Sayfa 299Kitabı okudu
Kendi kendimi alaycı bakışlarla izlerken, ne olursa olsun hayatı seyretmekten de hiç vazgeçmedim. Ve artık, bütün umutların hüsranla sonuçlanacağını kabullenmiş biri olarak, umutla hayal kırıklığını aynı anda tatmanın özel ıstırabı içindeyim, hem acı hem tatlı bir yemeğe benziyor bu, acıyla tatlı arasındaki zıtlık, tatlıyı iyice bala çevirmiş. Bütün savaşlarda peşinen yenilmiş, şimdi her yeni çarpışmadan önce, son geri çekilme hareketini her ayrıntının tadını çıkararak kağıda döken karamsar bir generalim ben. … Kimileri, umutsuz yaşanmaz, der; kimine göre ise esas umut varken hayat bomboş kalırmış. Bugün ne umut besleyen, ne de umutları kırılan biri olarak bana göre hayat, benim de dahil olduğum basit bir çerçevedir, sırf göz zevkine hitap eden, belli bir konusu olmayan bir gösteri gibi izlerim onu; hep yarım kalan bir baledir o ya da rüzgârla kımıldayan yapraklar…
Sayfa 252Kitabı okudu
287 öğeden 1 ile 15 arasındakiler gösteriliyor.