Alamut'un Piri Hasan Sabbah

8,5/10  (4 Oy) · 
8 okunma  · 
3 beğeni  · 
666 gösterim
Cennet...

"Bir cennet var ve inananlar için ebedi hayat orada!"
Alamut'ta onca zorluklara rağmen koruduğu durmadan genişlettiği, her geçen gün yeni nebatat eklediği... Dillere destan bahçesi... Cennete olan özleminin ifadesi...

Yalnızca bir tasvir!

"Ya kan! Ya onca ölüm! Fedailerin düzenlediği suikastlar... Cinayetler... Alınan canlar..."

Bilinmezler karanlıkta kaldıkça gizemli kalın giysilerle birlikte öyküleri sarar. Ardından masalsı, destansı ögeler yüklenince anlamı güçlenir. Daha da olmazların içinde daha da saklanarak aslı nedir unutulur. Eğer geride maddi bir şeyler kaldıysa, tutunulası bilgilerin gereği kaçınılmazdır. Bilinmezleri çok, bilineni az olduğunda, kim ne söylerse eğer, aksi kanıtlanmadıkça anlatılan doğru bellenir. Doğrudan şüphe etmenin nedeni budur çoğu kez.

Doğru bilinen, doğru değilse...

"Gerçeği aramaktan başka yapılacak yok!"

İnançların tartışılmasında yenik ya da galip olmadığının farkındaydı iki taraf da. Her şey "İnandım!" kararı ile tanımlanmıştı. Burada karşılıklı söz atışı ile yapılacak deneme bir nevi tanıma ve anlama uygulamasıydı. Bâtıni iddialarını Sünni âlimlerin kabul etmesi mümkün değildi. Hasan Sabbah'ın da inandıklarından vazgeçmesi... Bazı konular yüz yıllardır tartışılmış, yazılmış, tenkit edilmiş ya da iddia edilmiş, kavga, savaş nedeni olmuş ancak bir ortak noktada buluşulamamıştı.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Ağustos 2013
  • Sayfa Sayısı:
    336
  • ISBN:
    9786054125876
  • Yayınevi:
    Kripto Basım Yayın
  • Kitabın Türü:

Hasan Sabbah'ı bilir misiniz? Hasan Sabbah yalçın bir dağın tepesindeki adam. Kartal yuvası olan bir kalede oturuyor;Alamut Kalesi'nde. Krallıkları deviren,adalet dağıtan,dehşet saçan bir adam.Kimine göre cani,sapık bir adam; kimine göre büyük işler becermiş bir din ve devlet adamı.Bana göre ise bunlar önemli değil.Benim için mühim olan onun büyük dehalığı.

Kitaptan 13 Alıntı

Zorlamalar boşunadır çünkü kendincedir anlamak. Anladığınca,anlayabildiğincedir. Aklının yettiğince,ufkunun erdiğincedir. Bilginin,görgünün sınırlarında...
Bir de inandığıncadır.
Belki de en geçerlisi bu!

Alamut'un Piri Hasan Sabbah, Ahmet Haldun Terzioğlu (Sayfa 6 - Kripto Yayınları)Alamut'un Piri Hasan Sabbah, Ahmet Haldun Terzioğlu (Sayfa 6 - Kripto Yayınları)

Ömer Hayyam
Bu dünyadan başka bir dünya yok,arama;
Senden benden başka düşünen yok,arama!
Vaz geç ötelerden,yorma kendini:
O var sandığın şey yok mu,o yok arama!

Alamut'un Piri Hasan Sabbah, Ahmet Haldun Terzioğlu (Sayfa 114 - Kripto Yayınları)Alamut'un Piri Hasan Sabbah, Ahmet Haldun Terzioğlu (Sayfa 114 - Kripto Yayınları)

Fedailer Yetiştikçe...
"Sakın ama sakın Türk hanedanı üyeleri için hançer kullanmayacaksınız! Onların kanını yere akıtmak,bütün Türklerin tepkisini çeker!"
Kendisi de bir Türk olan Dai Kiya Buzurg Umid bu konuyu defalarca dillendirip uyarıyordu fedaileri.

Alamut'un Piri Hasan Sabbah, Ahmet Haldun Terzioğlu (Sayfa 236 - Kripto Yayınları)Alamut'un Piri Hasan Sabbah, Ahmet Haldun Terzioğlu (Sayfa 236 - Kripto Yayınları)

10 Muharrem...
Kerbela...
Acının yükü ile ağlayan Kerbela...
Ne unutulur ne unutturulabilir!
Yas yeridir Kerbela...
Yas günüdür 10 Muharrem!

Alamut'un Piri Hasan Sabbah, Ahmet Haldun Terzioğlu (Sayfa 61 - Kripto Yayınları)Alamut'un Piri Hasan Sabbah, Ahmet Haldun Terzioğlu (Sayfa 61 - Kripto Yayınları)

İnsanların ne zaman neye inanacakları bilinmez. Doğruyu anlatırsın inanmazlar, yanlış dersin ısrarla doğruluk güderler.

Alamut'un Piri Hasan Sabbah, Ahmet Haldun Terzioğlu (Sayfa 151)Alamut'un Piri Hasan Sabbah, Ahmet Haldun Terzioğlu (Sayfa 151)

Savaş,Türklerin İşi!
''Bu işin sonu...''
Hiçbir işin sonu yok. Biri biter bir diğeri başlar. Kim sonu gördü ki? Son,son nefes... O bile son değil.
Ya o neredeydi? Başında mı sonunda mı?

Alamut'un Piri Hasan Sabbah, Ahmet Haldun Terzioğlu (Sayfa 179 - Kripto Yayınları)Alamut'un Piri Hasan Sabbah, Ahmet Haldun Terzioğlu (Sayfa 179 - Kripto Yayınları)

Taht kavgaları
Her nefis ölümü tadacaktır!
Bunu bilerek yaşar insan. Bunu bilerek ama hiç ölmeyecekmiş gibi... Nefsin ölümü unutmasını ne acıdır ki ölümler hatırlatır zaman zaman yitirilenlerle...

Alamut'un Piri Hasan Sabbah, Ahmet Haldun Terzioğlu (Sayfa 282 - Kripto Yayınları)Alamut'un Piri Hasan Sabbah, Ahmet Haldun Terzioğlu (Sayfa 282 - Kripto Yayınları)

Doğru ve yanlış: Herhangi bir görünüş altında benzerler birbirlerine. Bir başka görünüş altında ise benzemezler. Her biri iki görünüşe elverişli olan doğru ve yanlış iki zıt uçları ile bir karşıtlıklar çifti olmalarına rağmen yine bir diğer uçları ile birbirlerini düzene sokarlar. Bir terazi dengeleme unsuru...

Alamut'un Piri Hasan Sabbah, Ahmet Haldun Terzioğlu (Sayfa 102 - Kripto Yayınları)Alamut'un Piri Hasan Sabbah, Ahmet Haldun Terzioğlu (Sayfa 102 - Kripto Yayınları)

Bilinmezler karanlıkta kaldıkça gizemli kalın giysilerle birlikte öyküleri sarar. Ardından masalsı,destansı ögeler yüklenince anlamı güçlenir. Daha da olmazların içinde daha da saklanarak aslı nedir unutulur. Eğer geride maddi bir şeyler kaldıysa,tutunulası bilgilerin gereği kaçınılmazdır. Bilinmezleri çok,bilineni az olduğunda,kim ne söylerse eğer,aksi kanıtlanmadıkça anlatılan doğru bellenir. Doğrudan şüphe etmenin nedeni budur çoğu kez. Doğru bilinen, doğru değilse... Gerçeği aramaktan başka yapılacak yok!

Alamut'un Piri Hasan Sabbah, Ahmet Haldun Terzioğlu (Sayfa 36 - Kripto Yayınları)Alamut'un Piri Hasan Sabbah, Ahmet Haldun Terzioğlu (Sayfa 36 - Kripto Yayınları)

Yurdu hak etmek gerek! Yoksa aldığın gibi yitirirsin. Halkı kazanmak gerek! Yoksa halk sırtını döner. Ne yapılacaksa halk ile hak ile...

Alamut'un Piri Hasan Sabbah, Ahmet Haldun Terzioğlu (Sayfa 77)Alamut'un Piri Hasan Sabbah, Ahmet Haldun Terzioğlu (Sayfa 77)
2 /