Aşk Sığınağı

7,3/10  (6 Oy) · 
25 okunma  · 
5 beğeni  · 
455 gösterim
Bir sanat enstitüsü ile bir sanat galerisini yönetmekte olan Jones ailesi sanat alanında çok saygın bir üne sahip olduğu halde, aile içindeki iletişimsizlik her birini donuk ve yalnız kişiler haline getirmiştir.

Bir konferans ertesi, buz gibi bir havada, kardeşiyle birlikte yaşadığı Maine'deki evine dönen Dr. Miranda Jones, içeri gitmek üzereyken saldırıya uğrar. Yüzünü göremediği saldırgan, genç kızın boğazına bıçak dayayarak çantasını kapar, arabasının lastiklerini kestikten sonra kaçar. Bunu adi bir hırsızlık kabul eden Miranda yaşadığı dehşeti unutmaya çalışır.

Ailenin bir kısmı Maine'de bir kısmı Floransa'da yaşamaktadır. Uğradığı saldırıdan sonra annesi, konunun uzmanı olan Miranda'yı, Rönesans Dönemi'nde yapılmış olduğu tahmin edilen Kara Leydi isimli bronz heykeli bilimsel olarak tanımlamak üzere Floransa'ya çağırır. Genç kız bronzu inceler ve bunun gerçek bir Rönesans parçası olduğunu ilan eder. Ancak birkaç gün içinde yapılan ikinci bir inceleme heykelin sahte olduğunu gösterir. Bir uzman olarak hem kendi saygınlığını hem de sahip oldukları kurumun saygınlığını tehlikeye atmakla suçlanan Miranda, korkunç bir kaosun içine düşer. Hata yapmadığından emindir, ama derdini kimseye anlatamaz. Annesi söylediklerini dinlemek bile istemez; babası ise her zamanki gibi sadece enstitüyü düşünmektedir. Kardeşi Andrew'nun kendi sorunları vardır. Ona inanıp güvenen tek kişi, sanat eserleri hırsızı Ryan Boldari olur. İtalyan - İrlandalı kanı taşıyan Boldari, Miranda'ya inanmakla kalmaz, onu içinde sakladığı kabuktan çıkarmayı, aşk ve tutkuyla tanıştırmayı da başarır.

İki sevgili gerçeği aydınlatmaya çabalarken, cinayetler işlenmeye başlar. Artık ikisinin hayatı da ciddi bir şekilde tehlike altındadır.
  • Baskı Tarihi:
    2002
  • Sayfa Sayısı:
    512
  • ISBN:
    9789753312479
  • Orijinal Adı:
    Homeport
  • Çeviri:
    Feride Kurtulmuş
  • Yayınevi:
    Epsilon Yayınları
  • Kitabın Türü:
Müzeyem Adem 
03 Eki 2015, Kitabı okudu, 5/10 puan

Nora Roberts'tan hafif gerilim içeren, film tadında bir aşk romanı daha. Kurgusu güzel, olaylar gerektiğinden yavaş ilerlemiyor. Genelde bu tarz romanlar okura bir şeyler katmaz ama ben bu kitapla genel kültürümü 1 mm bile olsa genişletmiştim, çünkü küçük te olsa bazı sanat eserlerine yer vermiş yazar romanında. Bu türü seviyorsanız eğer, tatilde kumsalda ya da otobüste yolculuk yaparken o kadar insanın gürültüsünü duymamak için bu kitaba kapılıp gidebilirsiniz. :)