Bir Sonbahar Akşamı Seçme Öyküler

7,7/10  (3 Oy) · 
14 okunma  · 
3 beğeni  · 
706 gösterim
Sait Faik öykülerinden özel bir seçki gençler için Doğan Kardeş Seçme Öyküler dizisinde... Yağmurun içindeki her günkü dünya: "Hadi çabuk ol. Yeter artık. Gel buraya. Bizimle beraber olman lazım. Böyle biteviye sütçü dükkânında kalıp, yeniden doğmuş numarasıyla oturamazsın. Seni bekliyoruz. Alıp götüreceğiz. Her şey, bütün insanlar seni bekliyor. Onların arasında oynadığın oyunu bitirmeye mecbursun. Yeniden doğulmaz. Doğsan bile n?'olacak? Seni iki senede, iki senede değil, iki günde aynı insan ederiz. Aynı kendini düşünen, aynı haris, aynı kıskanç, aynı kötü huylu, aynı sarhoş, aynı budala oluverirsin. Seni aynı hastalıkla yıkmak için elimizde her şey var. Hem canım sen nasıl bir dünya istiyorsun? Görülmemiş, işitilmemiş, tadılmamış, yazılmamış, yaşanmamış... Olur mu böyle şey? Hadi gel. Dön her günkü hayatına.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Nisan 2009
  • Sayfa Sayısı:
    128
  • ISBN:
    9789750815508
  • Yayınevi:
    Yapı Kredi Yayınları
  • Kitabın Türü:

Kitaptan 12 Alıntı

Sibiryalı Bir Güneş Subayı 
24 Nis 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 9/10 puan

"Bilemeyiz ki bu çeşit sevincin tadını, tatmadık ki. Düşünmeye başlayalı beri bir gün sarhoş olmadan gülmedik ki. Böyle irkiliriz işte dışardan görünce sevincin gösterisini. Meselesi ekmeğinde olanların bu halinden, meselesi insan, gökyüzü, yeryüzü, ölüm, sefalet, hastalık; incir çekirdeğinden başlayıp dünya yuvarlağındaki en manasız meseleye kadar çıkanlar nasıl irkilmez ki?"

Bir Sonbahar Akşamı, Sait Faik Abasıyanık (Sayfa 109)Bir Sonbahar Akşamı, Sait Faik Abasıyanık (Sayfa 109)
Sibiryalı Bir Güneş Subayı 
24 Nis 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 9/10 puan

"Niçin? Sanki o günler şimdiki kadar güzel miydi? Acaba o günler de bugünküler kadar durgun değil miydi? Her gün, her saat aynı hocayı görmez miydik? Senelerce aynı mektebin eşiğini aşındırmamış mı idik? Aynı mahalle imamının sesini, minareden, aynı saatlerde duymaz mıydık?"

Bir Sonbahar Akşamı, Sait Faik Abasıyanık (Sayfa 27)Bir Sonbahar Akşamı, Sait Faik Abasıyanık (Sayfa 27)
Sibiryalı Bir Güneş Subayı 
24 Nis 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 9/10 puan

Nabzım günlerce bir tek vuruş fazla atmazdı. Onu da sayardım. Hep altmış üç, hep altmış üç. Altmış ikiye indiği de olurdu. "Yürürken normalini bulur" derdi doktor arkadaşım. Durup da sokakta nabzımı sayamam a!..

Bir Sonbahar Akşamı, Sait Faik Abasıyanık (Sayfa 51)Bir Sonbahar Akşamı, Sait Faik Abasıyanık (Sayfa 51)
Sibiryalı Bir Güneş Subayı 
24 Nis 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 9/10 puan

"Bineyim bir Boğaziçi vapuruna, günün birinde. Bebek'le Arnavutköy önlerinde arka taraftaki oturduğum kanepeden kalkayım, etrafıma bakayım; kimseler yoksa, denizin içine bırakıvereyim kendimi."

Bir Sonbahar Akşamı, Sait Faik Abasıyanık (Sayfa 56)Bir Sonbahar Akşamı, Sait Faik Abasıyanık (Sayfa 56)
Sibiryalı Bir Güneş Subayı 
24 Nis 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 9/10 puan

"Ben bir acayip oldum. Gözüm kimseyi görmüyor, kimsenin kapımı çalmasını istemiyorum. Dünyanın en sevimli insanları olan posta müvezzilerinin bile..."

Bir Sonbahar Akşamı, Sait Faik Abasıyanık (Sayfa 48)Bir Sonbahar Akşamı, Sait Faik Abasıyanık (Sayfa 48)
Sibiryalı Bir Güneş Subayı 
24 Nis 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 9/10 puan

- "Ulan! Serserilikten vazgeçmedin gitti."
- "Serserilikten değil, kendimden vazgeçtim ama dert anlatamıyorum."

Bir Sonbahar Akşamı, Sait Faik Abasıyanık (Sayfa 55)Bir Sonbahar Akşamı, Sait Faik Abasıyanık (Sayfa 55)
Sibiryalı Bir Güneş Subayı 
24 Nis 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 9/10 puan

"Ölüm bildiğimiz kadar korkunç bir şey değildi. Yalnız biraz soğuktu o kadar."

Bir Sonbahar Akşamı, Sait Faik Abasıyanık (Sayfa 14)Bir Sonbahar Akşamı, Sait Faik Abasıyanık (Sayfa 14)
Sibiryalı Bir Güneş Subayı 
24 Nis 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 9/10 puan

"Bu, yalnız bir hayvani his miydi? Yoksa bunun gerisinde saklı, açık bir insanlık sevgisi var mıydı? Beni idare edemeyen neydi? Bu dünya insan için kâfi idi. Bu dünyada insan en güzel, en büyük, en bahtiyar olacak mahluktu. O halde, niçin sokakta çıplak çocuklar, aç gezenler, işsiz delikanlılar, titreşen köylüler, yalnız namazlarını ve torunlarını seven ihtiyarlar vardı?

Bir Sonbahar Akşamı, Sait Faik Abasıyanık (Sayfa 30)Bir Sonbahar Akşamı, Sait Faik Abasıyanık (Sayfa 30)
Sibiryalı Bir Güneş Subayı 
24 Nis 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 9/10 puan

"Yağmurun içindeki her günkü dünya: "Hadi çabuk ol. Yeter artık. Gel buraya. Bizimle beraber olman lazım. Böyle biteviye sütçü dükkânında kalıp, yeniden doğmuş numarasıyla oturamazsın. Seni bekliyoruz. Alıp götüreceğiz. Her şey, bütün insanlar seni bekliyor. Onların arasında oynadığın oyunu bitirmeye mecbursun. Yeniden doğulmaz. Doğsan bile n'olacak? Seni iki senede, iki senede değil, iki günde aynı insan ederiz. Aynı kendini düşünen, aynı haris, aynı kıskanç, aynı kötü huylu, aynı sarhoş, aynı budala oluverirsin. Seni aynı hastalıkla yıkmak için elimizde her şey var. Hem canım sen nasıl bir dünya istiyorsun? Görülmemiş, işitilmemiş, tadılmamış, yazılmamış, yaşanmamış... Olur mu böyle şey? Hadi gel. Dön her günkü hayatına."

Bir Sonbahar Akşamı, Sait Faik Abasıyanık (Sayfa 72)Bir Sonbahar Akşamı, Sait Faik Abasıyanık (Sayfa 72)
Sibiryalı Bir Güneş Subayı 
24 Nis 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 9/10 puan

"Günlerden cuma. Mektep tatil. Süleymaniye'de Kirazlı Mescit sokağında oturuyoruz. Ben on yedi yaşındayım. Lisenin bahçesindeki büyük çam ağacı bir yangında yanmış olabilir. Münir Paşa Konağı'nın yağlı boya tavanları çoktan duman ve kül olmuştur. Tahtakuruları da yanmıştır. Yatağım,yorganım gözyaşım yanmıştır. Havuzlar yanmıştır. Yaprakların kışın dökmeyen ağaçları yanmıştır. Anılar, anılar yanmıştır. Yanmış oğlu yanmıştır. Beni bugüne getiren kitaplar yanmıştır."

Bir Sonbahar Akşamı, Sait Faik Abasıyanık (Sayfa 116)Bir Sonbahar Akşamı, Sait Faik Abasıyanık (Sayfa 116)
2 /