Çarpışma

9,0/10  (2 Oy) · 
5 okunma  · 
3 beğeni  · 
619 gösterim
“Yeraltı edebiyatı”nın “müthiş” bir örneğini sunuyoruz sizlere. “Müthiş”, hiç de abartılı bir tanımlama değil! Çarpışma ilk yayımlandığında da birçok insanı çarpmıştı. David Cronenberg filme çektikten, film Cannes Film Festivali’nde Jüri Özel Ödülü’nü aldıktan sonra ise tam bir “şok” yaşandı. Sinema tarihinin en canlı tartışmalarından birine neden oldu...

Anthony Burgess’ın en yaratıcı yazarlardan saydığı, kimi eleştirmenlerin Calvino’ya benzettiği Ballard’ın ana temaları “sınırsız olabilirlik” ve “şimdideki gelecek.” Klasik bilimkurgunun teknoloji tapınmasına dönüşen dış uzaylara yönelik gezintilerine karşı çıkarak “Esas yabancı gezegen dünyamızdır” diyor ve teknoloji tapınmasını reddederek okuru “iç yolculuklar”a çağırıyor.

Çarpışma’da ise modern zamanların gündelik hayat tanrılarından olan araba “başrol”de oynuyor. İnsanların küçük dünyalarını başka yerlere taşımasına imkân vererek özgürlük yanılsaması yaratan; “uzaklık”ı dolayısıyla “yolculuk”u yok ederek “hız”a özel bir ağırlık ve istenirlik kazandıran; “güvenli” evlerimizden otoyollara çıktığımızda bizi ölümün kıyısında gezdirerek epeydir kaybettiğimiz “heyecan”ı yaşatan bir araç araba... Modern zamanların kalabalıkları arasında yalıtılmış, güçsüz ve çaresizce dolaşırken bize sağladığı iktidar ve heyecanla “tahrik” olduğumuz, kendimizi tekrar “yarışta” hissettiğimiz bir “teknoloji harikası...”

Ballard, gündelik hayatımızın vazgeçilmezlerinden olan arabaları seks ve teknolojinin buluşma yeri olarak kullanıyor. Artık arabalar hem sonsuz fantezilerin yaşandığı bir cinsellik mekânı hem de çarpışmaların taşıdığı cinsel göndermelerle dolu seksüel birer objedir ona göre. Çarpışmalar ise zaten özünde şiddet içerdiği varsayılan cinselliği tetikleyen birer fantezi; teknolojinin bize kan, sidik, bok, kusmuk, vajina salgısı ve meni eşliğinde sunduğu “kendimizi kaybetme halleri”dir. Türünün tek örneği olan Çarpışma, “oto-erotizm” diyebileceğimiz bir eğretilemeyle, günümüz teknolojisinin içimizde uyuyan psikopatolojiyi nasıl uyandırabileceğini, seksle teknoloji arasındaki çarpıcı birlikteliğin “dehşetli” yanlarını gösteriyor.

Böylece, yarattığımız teknoloji aracılığıyla insani yanımızdaki şiddeti fark ediyor, kendi bilinmezliğimizle yüz yüze geliyoruz.

“Çarpışma’nın görevi dikkatimizi çekmek; bizi teknoloji manzarasının her köşesinden, her geçen gün daha ikna edici bir biçimde çağıran zalim, erotik ve ışıltılı dünyaya karşı uyarmaktır.”
J.G. Ballard

“Borges’ten sonra, fakat bir başka düzlemde, Çarpışma bundan böyle her yerde karşımıza çıkan simülasyon evreninin ilk büyük romanıdır.”
Jean Baudrillard
  • Baskı Tarihi:
    1997
  • Sayfa Sayısı:
    208
  • ISBN:
    978-975-539-168-7
  • Çeviri:
    Nurgül Demirdöven
  • Yayınevi:
    Ayrıntı Yayınları
  • Kitabın Türü:
Serdar Poirot 
07 Eki 2015, Kitabı okudu, 2 günde, Beğendi, 8/10 puan

Yazardan aşırı derecede rahatsız edici ancak orijinal bir fikre sahip bir roman. Bay Ballard, Catherine adında bir eşi olan bir film yapımcısıdır. Bir gün araba ile bir kaza yapar ve birini öldürür. Ancak bu durumdan rahatsız olacağı yerde aşırı derecede bir cinsel doyuma ulaşır ve artık hep arabaları ve kazaları düşünmektedir. Hastanede Robert Vaughan adında bir adam ile karşılaşır ve sonra tekrar yolları kesişir. Hastane sonrası öldürdüğü adamın eşi olan Helen Remington ile bir ilişkiye girer. Arabalar ve kazalar adamın içindeki cinsel arzuları tetiklemektedir ve Vaughan da buna tüy diker. O da geçmişinde bir kaza yapmıştır ve en büyük hayali Elizabeth Taylor ile beraber bir kaza yapmaktır. Bunun için de Ballard ile tanışır. Aralarında garip bir ilişki oluşur ve buna Catherine, dublör Seagrave, eşi Vera, bayan Renate ve pek çok isim daha katılır. Vaughan ölecektir ama acaba hayalini gerçekleştirebilecek midir? Ballard, Catherine ve diğer insanların akıbeti nasıl olacaktır? Bir solukta okunan biraz rahatsız edici bir roman.

Kitaptan 1 Alıntı