Dicle'nin Sürgünleri

9,2/10  (12 Oy) · 
49 okunma  · 
12 beğeni  · 
939 gösterim
Unutulmuşların sesi, ikinci bölümde sürgünlerin, kaybedenlerin, bin yıllık topraklarından koparılıp atılan bütün kavimlerin hikayesine dönüşüyor. Herkesin barış içinde yaşadığı Mezopotamya toprakları kanla sulanıyor. Bedirhaniler yeniliyor, isyancılar her biri dünyanın başka bir kıyısına sürgün ediliyor ya da öldürülüyor. Mir, önce İstanbul’a, sonra Girit’e ve Şam’a sürgün edilimiştir ve orada yoksulluk içinde hayat mücadelesi vermektedir. Dengbêj Biro ve Esther de ardı sıra. Büyük umutlar sürgünle, göçle yeniden tarihin sayfalarına gömülüyor.
  • Baskı Tarihi:
    2011
  • Sayfa Sayısı:
    463
  • ISBN:
    9752732254
  • Orijinal Adı:
    Hawara Dîcleyê - İı
  • Çeviri:
    Muhsin Kızılkaya
  • Yayınevi:
    İthaki Yayınları
  • Kitabın Türü:

Kitaptan 5 Alıntı

Hakan TEKİN 
10 Eki 13:00, Kitabı okudu, Beğendi, 9/10 puan

"Biz böyleydik işte ;halkımız bizi ölünce hatırlıyordu."

Dicle'nin Sürgünleri, Mehmed Uzun (Sayfa 442)Dicle'nin Sürgünleri, Mehmed Uzun (Sayfa 442)

Ey insan, kimsin sen? Kimsin sen, aşık mı, sevdalı mı, yufka yürekli mi? Katil mi, cani mi, hırsız mı, eşkiya mı, kan içici mi? Kahraman mı, vefakar mı, cefakar mı? Hain mi, kıskanç mı, fitneci mi, fesat mı, günahkar mı?

Dicle'nin Sürgünleri, Mehmed Uzun (Sayfa 21)Dicle'nin Sürgünleri, Mehmed Uzun (Sayfa 21)

Çoğu şeyde olduğu gibi insan, çoğu zaman bedbaht olayların da önüne geçemiyor işte. Her zaman bazı şeyler, bazı tezgahlar, bazı güçler ve insani duygulardan daha güçlü olan bazı kimseler, insanın yoluna kötü şeyler çıkarıyor ve insanlığın yok oluşuna sebep oluyorlar.

Dicle'nin Sürgünleri, Mehmed Uzun (Sayfa 85)Dicle'nin Sürgünleri, Mehmed Uzun (Sayfa 85)