Domaniç Dağlarının Yolcusu

8,0/10  (8 Oy) · 
28 okunma  · 
5 beğeni  · 
636 gösterim
Şukufe Nihal çeşitli gazetelerde, çıktığı yurt gezilerine dair izlenimlerini yayımlardı. Bu yazlarda, ülkenin ilerlemesi bakımından aydınlara çok görev düştüğünden, aydınların memleketle barışarak gezmeleri gerektiğinden bahsederdi.
Geziler, onun sanatını zenginleştirici bir malzeme teşkil etmenin ötesinde, ideallerini örnekler seslendirme imkanı da sağlıyordu.
Çıktığı bu yurt gezilernden birini, bir roman kurgusuyla şekillendirerek DOMANİÇ DAĞLARININ YOLCUSU (Bir Yurt Gezisi) adıyla 1949 yılında kitaplaştırıldı.
Eser aynı yıl Şakir Sırmalı yönetmenliğinde “ Domaniç Yolcusu” adıyla filme de aktarıldı.

Yazar büyük bir hayranlık beslediği Milli Mücadele dönemini, destanlaşan bir kişisel hikâye üzerinden anlatıyor. Hikâyeye göre, Kurtuluş Savaşı sırasında İnegöl yakınlarında, Domaniç dağlarından inen bir köylü kadını, düşmana yol göstererek vatana ihanet ettiğini öğrendiği biricik oğlunu silahını çekerek öldürüyor. Yazar, bu etkileyici öyküden ve gözünde devleşen Anadolu kadınından bir iz bulmak üzere, olayın geçtiği yerlere araştırma yapmaya gidiyor. Kitap, yazarın bu gezi sırasındaki duygu ve düşünceleriyle, yaşadığı hadiselerden oluşuyor. Yazar, izini sürdüğü hikâyeye ulaşmak isterken konakladığı duraklarda dikkatini en çok dönemin “kadın” figürü üzerine yoğunlaştırıyor. Öğretmen olmasının da verdiği şevkle, kadınların eğitiminin ve çalışmasının öneminden, yanlış evlilikler ve bunların doğurduğu sonuçlardan bahsederken; çözüm yollarını da hemen yanı başında sunuyor. İlerlemenin köyden başlayacağı fikrini savunan Şukufe Nihal, bu iş için aydınların harekete geçmesi gerektiğine inanıyor. Yazar, idealini öylesine büyük bir coşku ve samimiyetle savunuyor ki, neyin nasıl olması gerektiğinden bahsettiği bölümlerde bile kuruluğa düşerek okuru sıkmıyor. Domaniç Dağlarının Yolcusu’nu sıradan bir anı kitabı olmaktan çıkaran en önemli unsur, kadın duyarlığının imbiğinden süzülmesi. İlk satırlardan itibaren coşkulu, titiz, şiirsel ve zarif bir üslup okuru hemen sarmalıyor. Bunda Şukufe Nihal’ın her şeyden önce bir şair olmasının payı çok büyük...
  • Baskı Tarihi:
    Eylül 2011
  • Sayfa Sayısı:
    94
  • ISBN:
    9789752638266
  • Yayınevi:
    Timaş Yayınları
  • Kitabın Türü:

Bu kitabı okuduktan sonra bir kez daha bu vatanın kolay kazanılmadığını anladım. Bir annenin oğlunun vatana ihanet ettiğini öğrenmesi üzerine oğlunu bizzat öldürmesi hakikaten tüyler ürpertici.

Hilal AKGÜNEŞ 
12 Tem 00:22, Kitabı okudu, Beğendi, Puan vermedi

Nasıl da memleket kokan bir kitap...
DOMANİÇ...
Benim canım memleketim.
Her karışında Osmanlı izi bulunan can memleketim.
Toprağı tarih kokan memleketim.
Ah Domaniç ne de fazla değerin yüklü bende.
Havanla suyunla insanınla nasıl da kendine bağladın beni.
Candan öte memleketim...

Domaniçli olarak , Domaniç'in dağlarında yetişmiş biri olarak okumak gerçekten gurur verici...

Esmanur Yüksel 
18 Mar 18:31, Kitabı okudu, 1 günde, Beğendi, 9/10 puan

Kitap Anı Biyografi türünde yazılmış. Doğrusu uzun zamandır anı türünde kitap okumamıştım. Doğrusu bu kitap bana iyi geldi. Kitap aslında öylesine yazılmış bir anı kitabı değil. Şukufe Nihal Domaniç Dağlarına yolcu olur. Fakat bir gayesi vardır. Bir kadını arıyordur. Kurtuluş Savaşında Cephe yardım eden bir kadındır aradığı kadın. Fakat bu kadının başka bir özelliği daha vardır. Oğlu ise vatan hainidir. Ve kadın oğlunu Milli mücadele yıllarında kendisi öldürür. İşte Şukufe Nihal bu kadınla tanışmak ister. Onun için İstanbul'dan kalkar Anadolu'ya gelir. Kadınla buluşmasına kadar geçen süre zarfını bize aktarır. Anadolu insanın misafirperverliğini, sıcaklığını anlatır

vurkan i 
03 Oca 21:48, Kitabı okudu, 7/10 puan

Çare köyde ,köylüde.Aydınlarımızın köylüyü anlayıp ona göre çözümler üretmesi lazım.Köylülerin de şehir sevdasından vazgeçmesi.

Kitaptan 1 Alıntı