İnsan Nasıl İnsan Oldu

9,2/10  (12 Oy) · 
35 okunma  · 
12 beğeni  · 
1.503 gösterim
Bu dünyada bir dev var. Bu devin öyle kolları var ki, hiç güçlük çekmeden bir lokomotifi kaldırabilir. Bu devin öyle ayakları var ki, günde binlerce kilometre koşabilir. Bu devin öyle kanatları var ki, bulutlar üzerinde, kuşların çıkamadığı yüksekliklerde uçabilir. Bu devin öyle yüzgeçleri var ki, su altında balıklardan daha iyi yüzebilir. Bu devin öyle gözleri ve kulakları var ki, görülmeyenleri görür, başka bir kıtada konuşulanları işitir. Bu dev o kadar güçlüdür ki, dağları delip geçer ve doludizgin akıp giden suları durdurur.
Bu dev, yeryüzünü istediği gibi değiştirir; ormanlar diker, denizleri birleştirir, çölleri sular. Kimdir bu dev?
Bu dev insandır. Acaba insan nasıl dev oldu, nasıl dünyanın efendisi oldu? Biz bu kitapta işte bunları anlayacağız.
M. İlin - E. Segal

"İnsanı, onun geçirdiği evreleri anlamak kendimizi ve bugünü anlamak kendimizi ve bugünü anlamak demektir. Bu nedenle herkesin bu kitabı okuması gerekmektedir."
Gülsüm Akyüz

Rus akademisyen Ilin'in kitabı İnsan Nasıl İnsan Oldu, insanlığın gelişimine geniş bir çerçeveyle bakmış, okuduğunuzda ufkunuzu genişletecek nitelikte bir kitap. Diğer araştırma kitapları gibi bilgi yüklemesi ile geçen sayfalardan ziyade, daha anlaşılır ve sohbet havasında ilerleyen bir yapıya sahip. Bu da kitabı sıkılmadan okumanızı sağlıyor. İnsanlık tarihi masalsı bir havaya bürünmüş halde karşımızda duruyor. Anlatım o kadar etkili ki sayfalar geçerken zihninizde de okuduğunuz her şey detaylı bir şekilde beliriyor. Bu tarz kitaplar içinde ilk defa böylesine bir tarz ile karşılaşıyorum.

İlk bölümde ilk insanlar ve onların yaşayış tarzlarına değinmiş yazar. Açıkçası bu kısmı pek detaylı bulmadım. İlk defa bu konular hakkında okuma yapan bir insanın aklında çok soru işaretleri kalacaktır. O yüzden bu konulara meraklı olanlara ilk insanlar hakkında başka kaynaklar öneririm.

Bundan sonraki kısımlarda da bu detay eksikliği göze çarpıyor. Konular hızlı bir şekilde geçiyor ve buraya nasıl geldik soruları beliriyor insanda.

Kitapta en çok dikkatimi çeken şey ise konuların ele alınış şekli oldu. İnsanlığın geçmişine tek bir çerçeveden bakmamış yazar. Sosyolojik, felsefik ve ekonomik açıdan ele alınıyor konular. Bu da kitabın en büyük artışı olmuş. Özellikle felsefi kısmı hoşuma gitti. Eski çağ felsefecilerinin insanlığa verdiği yön çok iyi işlenmiş. Yalnız kitaptaki en büyük eksiklik ise yazarın konulara politik açıdan bakmış ve bunu da taraf tutarak yapmış olmasıydı. Antropolojik bir eserde bu tarz işlemeler pek hoş durmuyor. Rus milliyetçiliği kitapta derinden hissediliyor. Rus tarihine giriş yapıp konuyu uzatması da gerçekten can sıkıcı bir durum. Zaman zaman kitabın o kısımlarını eş geçmeyi bile düşündüm. Tamam Ruslar da tarihte belli bir yere sahip ama olay sadece onlardan ibaret de değil.

Son kısım diğer bölümler gibi hızlı geçiştirilmiş bir bölümdü. Yazar sanırım bir yerde kitabı yazmaktan sıkılmış ve konuları çabuk çabuk aktarmış. Elbette insanlık tarihi binlerce değerli insan ve olayla dolu ama insan en azından tarihe ciddi yönler veren olayları ve kişileri de okumak istiyor.

Her ne kadar olumsuz taraflarından daha çok bahsetmiş olsam da kitabı genel olarak beğendim. En sevdiğim konulardan biri insanlık tarihidir. Bu kitap eksik olduğum kısımları doldurmayı başardı ve insan denilen garip canlının uzun, yorucu ve vahşi geçmişi hakkında genel bir tablo çizdi. İçeriğinde sadece bilgi olan sıkıcı kitaplardan hoşlanmayan okurlar için iyi bir seçenek olacaktır.

Kitabın baskısı ve çevirisi oldukça kaliteli, bunu da söylemeden bitirmek istemedim. İyi okumalar diliyorum.

Emre Ö. 
18 Tem 2015, Kitabı okudu, Puan vermedi

Mükemmel Ötesi..
Sonunda bitirebildim.
Baskı kalitesi: Çok iyi
Çeviri: Çok iyi
Anlatım: Destansı.. O halde daha ne duruyorsun?
Şahane bir kitap. Anlatımı ise epik..Kitap üç bölümden oluşuyor. İl bölümde avcı-toplayıcıları.İkinci ölümde Antik Çağı. Üçüncü Bölümde ise Orta Çağı ve devamını anlatıyor..
Kitabı okumadan önce bilimsel veriler, teoriler, terimler ile yoğrulacak zannetmiştim. Biraz ön yargılıydım. Ama iyi ki de okumuşum. Diğer bilim veya tarih kitaplarına benzemiyor. Anlatımda tek bir bilimsel terim bile kullanmamış. Herkesin anlayacağı bir şekilde insanlık tarihini yer yer şiirsel yer yer polisiye roman tadında mükemmel bir şekilde anlatmış. İnsanlığın; nasıl bunca zincirden, engizisyon mahkemelerinden, katliamlardan günümüze gelişini anlatıyor. İnsanoğlu belki kötü ama içlerinde öyle insanlar var ki tarihin akışını değiştiriyor. Kitabı okuduktan sonra iyi ki bu "İYİ" insanlar doğmuş ve tarihe yön vermiş yaşamı bir nebze olsun yaşanır kılmış. Tabuları yıkmış putları devirmiş diyeceksiniz..
V For Vandetta filmindeki replik gibi:"Fikirlere kurşun işlemez!" kitabı okuduktan sonra bunu daha iyi anlayacaksınız. İnsanlar ölebilir ama fikirleri dünyanın akışına yön verir.
Ölmeden önce 100 kitaplık bir liste yapıyorsanız bu kitabı ilk 10'a sokun derim!

Osman Yüksel 
01 Eyl 2015, Kitabı okudu, 6 günde, 7/10 puan

İlk insanlara merakım olduğu için bu kitabı aldım. Çok güzel bir başlangıç yaptı lakin daha çok Roma imparatorluğu dönemi ve Rus milleti hakkında yazmış. Bu konular üzerine özellikle değinirken aynı dönemde yaşamış diğer medeniyetlerin sadece adı geçiyor. Kitabın sayfa sayısı 586 ve bu durum yer yer tekrar etmesine neden olmuş diye düşünüyorum. Yine de yazar tarihi gelişmeleri herkesin anlayabileceği bir dille yazmış.

Arda YAZICI 
30 Oca 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

İnsanın kendisini bilebilmesi için okuması gereken harika bir kitap.İnsanlık tarihini ve evrimini çok başarılı bir şekilde anlatıyor.Kesinlikle kütüphanenizde bulunması gereken kitaplardan birisi.Kaçırmadan alın!

Kitaptan 8 Alıntı

İnsanı insan yapan, ona bilim, teknik, sanat ve kültür veren, hep o bin yıllık okul, yani emek okuludur.

İnsan Nasıl İnsan Oldu, M. İlin (Sayfa 25 - Say Yayınları)İnsan Nasıl İnsan Oldu, M. İlin (Sayfa 25 - Say Yayınları)

Ne aslanlar, ne de deniz canavarları birbirine karşı kin ve düşmanlık beslerler. İnsanlarsa öteden beri birbirine düşmandır. Hiçbir yaratığın cesareti, korkudan insanınki kadar kırılmaz. Hiçbir yaratık, insan kadar öfkelenip gaddarlaşmaz. Şöhret ve menfaat düşkünlüğü , yalnız insana özgüdür.

İnsan Nasıl İnsan Oldu, M. İlin (Sayfa 334 - Say Yayınları)İnsan Nasıl İnsan Oldu, M. İlin (Sayfa 334 - Say Yayınları)

İnsan yalnız olsaydı, hayvan olarak kalırdı. Toplumda hayvanı insana çeviren, emek olmuştur.

İnsan Nasıl İnsan Oldu, M. İlin (Sayfa 16 - Say Yayınları)İnsan Nasıl İnsan Oldu, M. İlin (Sayfa 16 - Say Yayınları)
Osman Yüksel 
26 Ağu 2015, Kitabı okudu, İnceledi, 7/10 puan

İskender Diyojen'e "Dile benden ne dilersen" dediğinde şu cevabı almış: "Gölge etme, başka ihsan istemem."
Ve ayrılırken İskender "Ben İskender olmasaydım eğer, Diyojen olmak isterdim." demiş.

İnsan Nasıl İnsan Oldu, M. İlin (Sayfa 267)İnsan Nasıl İnsan Oldu, M. İlin (Sayfa 267)
Osman Yüksel 
25 Ağu 2015, Kitabı okudu, İnceledi, 7/10 puan

Dünyada hükmeden savaştır. Biri için ölüm olan bir başkası için hayattır. Ocakta yanan odunun ölümü, ateşin doğmasıdır.

İnsan Nasıl İnsan Oldu, M. İlin (Sayfa 170)İnsan Nasıl İnsan Oldu, M. İlin (Sayfa 170)
Osman Yüksel 
23 Ağu 2015, Kitabı okudu, İnceledi, 7/10 puan

Guicol kabilesinden Kızılderili avcılar da, vurdukları geyiğin arka ayaklarını doğuya çevirir, önüne çeşitli yiyecekler ile dolu bir tabak koyarlar. Sonra nöbetleşe geyiğe yaklaşarak sağ elle, burnundan kuyruğuna kadar sivazlar, öldürülmesine razı olduğu için ona teşekkür ederler. Bunu yaparken ölü hayvana :
-Dinlen büyük kardeş, derler.
Büyücü geyiğe dönerek :
-Sen bize boynuzları verdin, teşekkür ederiz, der.

İnsan Nasıl İnsan Oldu, M. İlin (Sayfa 52)İnsan Nasıl İnsan Oldu, M. İlin (Sayfa 52)
Osman Yüksel 
26 Ağu 2015, Kitabı okudu, İnceledi, 7/10 puan

Platon şöyle der "Kunduracılara ne olmuş, kimlermiş bunlar. Bu devleti pek az ilgilendirir.Önemli olan koruyuculardır.Çünkü devletin ödevi, belirsiz kunduracıların refahını sağlamak değil, olgunlaştırmaktır.
Koruyucular "en iyi " insanlarıdır.
Ama "en iyiler" en namuslu ve en doğru olanlar değildirler. İdareciler, devletin refahı uğruna yalan söyleyebilir,aldatabilirler. Ama bir zanaatçı yalan söyler ya da aldatırsa, başkalarına örnek olsun diye cezalandırılmalıdır.
Platon'un "adalet" dediği işte budur !

İnsan Nasıl İnsan Oldu, M. İlin (Sayfa 243)İnsan Nasıl İnsan Oldu, M. İlin (Sayfa 243)