9,5/10  (2 Oy) · 
8 okunma  · 
3 beğeni  · 
765 gösterim
Ressam Pedro, yalnız bir insandır. Ucuz bir pansiyon odasında kalmakta, kirasını bile güçlükle ödemektedir. O gün yine çocukluk hayâllerine dalarak sokağa çıkar; her zaman yaptığı gibi, ortası havuzlu büyük alana gider; her zamanki kanepesine oturur; kuşları, ağaçları, oynayan çocukları izler. Başarısız bir ressam olduğuna inanmaktadır. Bir ara yanına bir yabancının oturduğunu fark eder. Japon giysileri içinde çekik gözlü biridir gelen. Konuşurlar. Kimdir bu yabancı? Onu hayâl dünyasının enginlerine götürecek bir esin perisi midir, yoksa çocukluğunun anılarına sürükleyecek bir garip uyarıcı mı? Jose Mauro de Vasconcelos, gençler için yazdığı Japon Sarayı'nda, bir yaratıcının hayal dünyasını, masalsı görüntüler içinde, yaşamın ve hayâllerin bütün renkleriyle süsleyerek çiziyor.
(Arka Kapak'tan)
  • Baskı Tarihi:
    Aralık 2012
  • Sayfa Sayısı:
    99
  • ISBN:
    9789750705168
  • Orijinal Adı:
    Palacio Japones
  • Çeviri:
    İnci Kut
  • Yayınevi:
    Can Çocuk Yayınları
  • Kitabın Türü:
Rogojin 
 02 Haz 10:40, Kitabı okudu, 1 günde, Beğendi, 10/10 puan

Bugün okul gezisine bir çok sınıf gitti.Ben de kalanlara beraber sınıfa girdim ve okumaya başladım. ..hava güzel...her yer sessiz. .bir saat bile sürmeden bitirdim kitabı.

Vasconcelos yani Şeker Portakalı'nın Zézé'si 1969 yılında yazdığı bu eserinde bize rengârenk ve cok hüzünlü bir hikâye anlatıyor. Şeker Portakalı 'nda Zézé hayâl gücü çok yüksek, çok duygusal bir çocuktu, kardeşi Kral Luis ile evlerinin bahçelerinde yaptıkları gezilerde hayal gücünün nerelere dek gidebileceğini görüyorduk..Burada da ressamımız Pedro ile Cumhuriyet alanının içinden gecen yolu takip ederek yalnızca belli kişilerin görebildiği Japon Sarayı'na gidiyoruz ve orada hem hayal hem de sevgi gücü ile dolu bir hikâye buluyoruz. Zézé'nin hayatı ve ölümü birbirine dolayıp birbirinden ayırmadığını göruyoruz bir kez daha. Zézé Şeker Portakalı 'nda Portuga'sına sevgi dolu bir ağıt yakarken Japon Sarayı'nda belki de 20li yaşlarında intihar eden kardeşi Kral Luis'iyle vedalaşıyor; her iki kitapta da sevmek, ölmek, yaşamın devamlılığı, öte alemin korkulacak bir yer değil de rengârenk bir yer olduğu inancı ve umudu gibi temalar ve düşünceler kendini belli ediyor.Burada da hikâyemizin baş karakteri Pedro yetenekli ve yoksul bir insan..Japon Sarayı'na olan yolculuğunda karşılaştığı insanlar ve onu seven insanlar da iyilik dolu insanlar.Kitap kısa, ama Vasconcelos'u, Zézé'yi tanıyanlar için bildik, aşina bir dünya burası. .. biz de sanki Zézé Kral Luis'yi bahçede, yakında bahçeden yol gececeği için kesilecek olan şeker portakalı Minguinho ya da Zézé'nin onu çok sevdiği zamanlar çağırdığı ismiyle Xururuca'nın yanında gezdirirken onlarla dolaşıyor, bir an başımızı kaldırsak yarasa Luciano'yu gökte görecek gibi oluyoruz; Cumhuriyet alanında Pedro'yla yürürsek Japon Sarayı'na giden yolu biz de görecek, Japon prensi minik Tetsuo'nun aslında kim olduğunu elimize aldığımız o siyah çiçeğe dokunduğumuzda biz de anlayacağız.

Tekrar tekrar okunabilecek güzellik ve masumiyette bir kitap Japon Sarayı. Şeker Portakalı ve Zézé'yi tanıyıp seven herkes için mutlaka okunması gereken bir eser...Bu yüzden herkese öneriyorum...

Rogojin'in öğrencisi :) 
24 Mar 22:44, Kitabı okuyor, Beğendi, Puan vermedi

Güzel bir kitap tavsiye ederim. Sürükleyici ama bi yandan sıkıcı olan yerleride var. Sigar vb.. kelimeler içinde geçiyor.Fiyatıda ucuzdur :))))))))))

Kitaptan 1 Alıntı