Kabuğuna Sinmiş Adam

10,0/10  (2 Oy) · 
6 okunma  · 
0 beğeni  · 
446 gösterim
Kabuğuna Sinmiş Adam, Çehov'un yarattığı yaratıcı durum öykülerinin en güzellerinden bir tanesi. Bu öyküye eşlik eden diğer seçkin öyküleriyle Çehov, modern zamanların en büyük yazarlarından biri olarak kabul edilmeyi nasıl başardığını gösteriyor.

Bir öykü yaratıcısı olarak Çehov, yarattığı karakterlerin derinlerini, iç çekişmelerini ve düşüncelerini okuruna anlatmaktan büyük bir zevk duyuyor ve yıllar içinde edindiği ustalıkla okurunun damağında değişmez, üstün bir tat bırakıyor.

Çehov, dünya edebiyatının yıkılmaz kalelerinden, çağlara meydan okuyan dilsel gücüyle kültür dünyamızın duayenlerinden biri olarak bu taptaze, duru çevirisi ile yeniden okunmayı fazlasıyla hak ediyor.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Mart 2012
  • Sayfa Sayısı:
    112
  • ISBN:
    2880000037781
  • Çeviri:
    İlker Balkan
  • Yayınevi:
    Altın Bilek Yayınları
  • Kitabın Türü:
Rogojin 
 30 Tem 14:47, Kitabı okudu, 2 günde, 10/10 puan

Çehov'la iyileşmeye devam...tahmin ettiğim gibi, önceden okuduğum hikâyelerinin de bulunduğu, yine güzel bir Çehov kitabı; ancak Volodya'yla tanışmak güzel oldu. Trajik karakterler ilgi çekici oluyorlar. Ergen Volodya ve büyük meselesi hikâyeyi nasıl güzelleştirmiş..bütün hikâyelerde yoksulluk bir çıban gibi yapışmış insanlara, rezillik, hırsı ya da dik başlılık karakterleriyle hikâyedeki kişilerimiz ne kadar kırılgan, ne kadar acınasılar...ilk okuduğum Çehov öykülerinden olan Besleme'de hizmetçi kız Varka uyumamak için dirense de efendisinin aşağılamalarından uzak kalamıyor, çocuk olması, mazlum olması onu hiç birşeyden koruyamıyor.. Volodya yine bir ergen olarak kısılıp kaldığı kapandan akla hayale gelmeyecek bir biçimde kurtulurken Çehov'un yazdığı en güzel karakterlerden birisine de dönüşüyor...ama hangisi güzel değil ki Çehov karakterlerinin? Nadya'nın kadınlığına, özgürlüğüne sahip çıkışı göz alırken tam tersi bir keşifle rezilliğe yürüyen Anya ihtiyacı olan herşeyi kadın olmasının gücüyle kolayca elde edebileceğini öğreniyor...

Sevgili Çehov. Her gün birkaç hikâye ile artık kararmaya başlamış kalbime iyi geliyor Çehov. Bu dışardaki kırık dökük binalar ve dozer sesleri, aşağılarda nedense sayıları artmış martılar, aklımdan çıkmayan o toprak- kan görülmesin diye çapalanmış, neredeyse topak topak olmuş, ona yakıştıramadığım, yüzünden akan kan dedikleri, sadece birkaç kez titremiş bedeni, bunları hepsini işite duya hayal ede ede okuyorum. Birkaç gün daha okumalıyım. Bugün okuduklarım beni tebessüm ettirmedi, güldürmedi, iyileşmek için edebiyat diyerek Çehov okuduğum için, dün güzeldi oysa, Çehov'la güzel zira, ama bugün, bugünküler daha çok acıtır gibi, çünkü Volodya da ergen olsa da anlık verdiği kararla kaybolup giden o arkadaşım gibi, o babasının hayâlini gördü dumanın arasında, ben de diğerleriyle beraber o toprağa bakarken arkadaşımın yüzünü gördüm...sonra işte bu martılar, bu dozer sesleri, her gün yıkmaya devam ettikleri şu eski binalar, kırk senelik muhitimizin yavaş yavaş başka birşeye dönüşmesi, ölmesi..

Keşke yaz bitse. Okula dönmek ve o hırgürün içerisine karışmak istiyorum. O güne daha var, o zaman okumaya devam. Çehov okumaya devam.

Kitaptan 1 Alıntı

Başkalarının yalanlarını dinlemek ve yalanları yutmuş göründüğün için seni aptal bellemelerine göz yummak, alçalmayı sineye çekmek, dürüst, özgür insanların yanında olduğunu açık açık söyleyememek, üstelik yalan söylemek zorunda kalmak, gülümsemek… Hayır, hayır, beş para bile değeri olmayan bir lokma ekmek, bir sıcak köşe, bir mevki için çekilmez bütün bunlar. Böyle bir dünyada yaşanmaz!

Kabuğuna Sinmiş Adam, Anton ÇehovKabuğuna Sinmiş Adam, Anton Çehov

Kitapla ilgili 1 Haber