Kalpazanlar

8,8/10  (4 Oy) · 
14 okunma  · 
4 beğeni  · 
977 gösterim
"André Gide'in yirminci yüzyılımızın ilk yarısında, özellikle de iki büyük savaş arasında, kusursuz anlatımı, ilginç yapıtları, yazınsal, toplumsal, siyasal sorunlar karşısındaki özgür, önyargısız, değişik, değişken, ama hep aynı ölçüde derinden kavrayıcı bakışıyla Fransız yazınını giderek Fransız kamuoyunu etkisi altında tutmuş, büyük bir yazar ve düşünür olduğu bilinir."
-Tahsin Yücel-

Kalpazanlar, yazdıklarını anlatı ya da uzun öykü olarak nitelendiren André Gide'in roman olarak adlandırdığı tek eseridir ve edebiyat tarihçileri tarafından da yazarın en önemli yapıtlarından biri olarak kabul edilir. Geleneksel roman anlayışının dışında kaleme alınan Kalpazanlar, bu türü neredeyse baştan tanımlamak istemesi ve bir roman arayışının romanı olarak da edebiyat tarihinin yapı taşlarından biri sayılır.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Mart 2000
  • Sayfa Sayısı:
    408
  • ISBN:
    9789755101286
  • Orijinal Adı:
    Les Faux Monnayeurs
  • Çeviri:
    Tahsin Yücel
  • Yayınevi:
    Can Yayınları
  • Kitabın Türü:
Sidar Sadık 
12 Tem 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 9/10 puan

Bu kitap başlangıçta alışılması güç olsa da sonrasında sizi insan davranışları üzerine düşünmeye itecek pasajlarla dolu. Sonunda küçük çaplı bir şok yaşadığımı söyleyebilirim. Ah Gide...

Kitaptan 2 Alıntı

İbrahim Ethem Erdoğdu 
28 Mar 2015, Kitabı okudu, Puan vermedi

Hiçbir zaman sandığım gibi değilim. Kendim sandığım varlık bile durmadan değişiyor, öyle ki, çoğu zaman, ben birleştirmesem, sabahki varlığım akşamki varlığımı tanımayacak. Hiçbir şey benim kadar farklı olamaz benden. Ancak bazı bazı, yalnızken görünür derinlik gözlerime. Ancak o zaman köklü bir sürekliliğe ulaşırım; ama o zaman da yaşamım ağırlaşıyormuş, duruyormuş, varlığım sona erecekmiş gibime gelir. Ancak yakınlık duygusuyla çarpar yüreğim, ancak başkasıyla yaşarım; başkasının yerine geçmekle, birleşmeyle yaşarım hatta; hiçbir zaman da bir başkası olmak için kendimden sıyrıldığım zamanki kadar yoğun ve güçlü yaşadığımı duymam. Kökten kopmanın bu bencilliği -aykırı gücü o kadar fazladır ki- iyelik, bunun sonucu olarak da sorumluluk duygumu eritir. Böyle bir yaratık, evlenilebilecek bir yaratık değildir. Bunu nasıl anlatmalı Laura'ya?

Kalpazanlar, André GideKalpazanlar, André Gide

Benim zavallı giysiciklerimi pek çirkin buluyordu; bir zaman kendisiyle birlikte yaşayacağıma göre, gerektiği gibi, yani onun hoşlandığı gibi giyindiğimi görmeyecek olursa, fazlasıyla acı çekeceğimi yineleyip duruyordu.

Kalpazanlar, André GideKalpazanlar, André Gide