Nar-ı Aşk

8,1/10  (8 Oy) · 
32 okunma  · 
12 beğeni  · 
839 gösterim
Sultan kızı, sultan kardeşi, amcam I. Abdülhamid'in en gözde yeğenlerindenim; güzelliğim dillere destan... On sekiz yıllık hayatım boyunca ne arzu ettiysem yerine getirildi. İsteklerime amade, etrafımda pervane gibi dönen nedimeler, cariyeler... Tüm bunlara rağmen bendeniz, Beyhan Sultan öyle bedbahtım ki! Gönlüm aşk ateşiyle yansa da derdimi kimselere diyemem...

Ben Şeyh Galip; tasavvuf ehli, aşk ehli bir şair... Yirmi yaşında divan sahibi oldum, yirmi altı yaşında Hüsn ü Aşk'ı yazdım. Ama asıl aşkı, aşkla yıkanan Konya'da, Beyhan Sultan'ın suretinde buldum. O gün onun gül yüzüne nazar ettim de pervane misali yanmaya durdum. Kendi ayaklarımla bile bile aşkın yangınına girdim...

Mine Sultan Ünver'den 18. yüzyıl İstanbul'unda bir aşk masalı... Nâr-ı Aşk tasavvuf, saray hayatı, ıslahat hareketleri ekseninde soluk soluğa okuyacağınız bir roman...
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    2012
  • Sayfa Sayısı:
    288
  • ISBN:
    6051146645
  • Yayınevi:
    Timaş Yayınları
  • Kitabın Türü:
murat İşparahan 
23 Ağu 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 9/10 puan

Yazarı kısa süre içinde tanıdım bu kitabını okuduğumda kendimi lale devri Osmanlısın da siyasi olayların ve tutkulu bir aşkın içinde buldum, kitap tek kelimeyle harika ve tabi ki tavsiye ediyorum.

Mehmet Yılmaz 
06 Tem 2015, Puan vermedi

18. yüzyılın sonlarında yaşanan bir aşk hikayesi var romanda. Mevlevi şeyhi ve divan şairi Şeyh Galip ile Osmanlı hanedanının genç sultanlarından Safiye Sultan arasında yaşanan sıra dışı bir aşk. Devrin sosyal ve siyasi şartlarını da anlatan, içine bazı hayali kahramanların da katıldığı bir aşk romanı Nar-ı Aşk, yani Aşk Ateşi..

Birgül Alkan 
15 Eyl 15:08, Kitabı okudu, 11 günde, Beğendi, 9/10 puan

Gerek anlatım, gerekse konu muhteşemdi. Kitabın en başından son satırına kadar etkisinde kaldım.Aşk ancak böyle anlatılabilirdi. Kesinlikle okunası bir kitap.

Kitaptan 8 Alıntı

Asiye Yıldız 
01 Tem 2015, Kitabı okudu, 9/10 puan

Aramızdaki mesâfenin adıdır nâsip. Herkes birbirine nâsibi kadar uzak, nâsibi kadar yakın.

Nar-ı Aşk, Mine Sultan ÜnverNar-ı Aşk, Mine Sultan Ünver

“Yokluğun gizemi ve varlığın sırrı ondadır.
Hiçliktir, yokluktur, daima varlıktır, adı aşk…”

Nar-ı Aşk, Mine Sultan ÜnverNar-ı Aşk, Mine Sultan Ünver

"O gün onun gül yüzüne nazar ettim de pervane misal şem’e yanmaya durdum. Kendi ayaklarımla bile bile aşkın yangınına girdim."

Nar-ı Aşk, Mine Sultan ÜnverNar-ı Aşk, Mine Sultan Ünver

“ Mendillerin eski zamanlardan bu yana en mühim vazifesi; gönül diline tercüman olmaktır. Anlayana, anlamak için bakana oyamızla, kokumuzla, rengimizle, bir yere bırakılışımızla neler neler ifade ederiz.”

Nar-ı Aşk, Mine Sultan ÜnverNar-ı Aşk, Mine Sultan Ünver

İnsan bazen aidiyetini ve tüm tanıdıklığını bir kenara bırakıp bir yabancı gibi izlemeli sahip olduğu nimetleri, içinde bulunduğu hâli o gözle değerlendirmeli. Aksi hâlde öyle kanıksarsınız ki gerçek değerinin hakkını veremez olursunuz...

Nar-ı Aşk, Mine Sultan Ünver (Sayfa 67)Nar-ı Aşk, Mine Sultan Ünver (Sayfa 67)

Birbirlerini hissediyorlar mı, beraber yürüdüklerini, aynı taşa bastıklarını, aynı havayı soluduklarını akıllarından geçiriyorlar mı? Vuslata ermiş olmanın tadını, hazzını, kıymetini biliyorlar mı?

Nar-ı Aşk, Mine Sultan Ünver (Sayfa 80)Nar-ı Aşk, Mine Sultan Ünver (Sayfa 80)