Ölümle Baş Başa

0,0/10  (0 Oy) · 
3 okunma  · 
0 beğeni  · 
375 gösterim
Péter Nádas, sıradan insanların sıradışı yaşamlarının yazarıdır. Yaşama mücadelesi veren, yoksul, kimi değerlerinden kopmamış kimi içindeki bastırılmamış faşizan duygularını ilk çatlakta ortaya çıkaran insanlar...

Yer yer yaşama bir çocuğun gözünden bakar yazar; büyüklerin anlaşılmaz dünyasına özenerek masumiyetini kaybeden çocuklar da vardır bu öykülerde, hâlâ kendisini koruyabilenler de... Ortak yanları ihmal edilmeleridir. Kimse -anne babaları dahil- gözlerine bakmaz onlarla konuşurken...

Yaşamla ölüm iç içedir Nádas kitaplarında... Kendisi de yaşamın kıyısından dönmüş, ölümün soluğunu ensesinde hissetmiş, hatta "Ölümle Baş Başa"da yaşadıklarını öyküleştirmiştir.
Zihnim, aslında hazin bir yok oluş olarak anlaşılması gerekeni olağanüstü bir tepkisellikle değerlendiriyor, çünkü artık başkalarının deneyimiyle kıyaslama imkânı yok. Bu dünyevi bir şey olamaz, ben bu harikuladeliği hissetmek için bir şey yapmadım ki, oysa başkalarıyla paylaştığım fiziksel varlığımda hep bunu arzulamış, hiçbir zaman da başaramamıştım. Bu son deneyimi hiç kimseyle paylaşamayacağımı bilmek bana çok eğlenceli geldi. Demek ki yaşamım, neyin yakınına sokulmam gerektiğini hissettiğim birkaç şanslı andan ibaretmiş.
  • Baskı Tarihi:
    Ocak 2013
  • Sayfa Sayısı:
    200
  • ISBN:
    9789750715914
  • Çeviri:
    Gün Benderli
  • Yayınevi:
    Can Yayınları
  • Kitabın Türü:
seray şimşek 
15 Ara 2015, Kitabı okudu, Puan vermedi

Kitabın içerisinde 4 öykü var, 3 tanesi bir çocuğun gözünden anlatılıyor. Son öykü ise arka kapakta belirtildiği üzere yazarın yaşadıklarını yazdığı bir öykü. Hikayeler akıcı ve çok gerçekçi. Özellikle çocukların yaşadığı, maruz kaldıkları durumlar, aileleriyle ilişkileri ve hissettikleri sadece kendi hayatımızda değil dünyada ki her yerde olabileceğini gösteriyor. Kitabı çok önem vermeden almıştım ama okuduğum için çok sevindim. Herkese tavsiye ederim. (Tek sevmediğim yanı kapak resmi oldu, şahsen alakasız buldum.)

Kitaptan 3 Alıntı

seray şimşek 
15 Ara 2015, Kitabı okudu, İnceledi, Puan vermedi

...İnsana, yaşamının ilk on yılında, "böyle yaparsan sevmem seni", "ne halin varsa görürsün sonra" yöntemi uygulanarak, hayatta karşılaştığı olağanüstü olaylarla başkalarını rahatsız etmemesi gerektiği öğretilir. Ben bütün yükümlülüklerimi yerine getirmiş, bu oyunu mükemmel oynamıştım, başarının doruğunda hissetmiştim kendimi. Bunun verdiği sevinç bana bilincimin, bedensel duyulardan ne kadar uzakta kaldığını da fark ettirdi...

Ölümle Baş Başa, Peter Nadas (Sayfa 163)Ölümle Baş Başa, Peter Nadas (Sayfa 163)
seray şimşek 
15 Ara 2015, Kitabı okudu, İnceledi, Puan vermedi

...Bir ilişkinin, ne zaman, nasıl bozulduğunu kimse söyleyemez, bozulmuş ilişkiler daima önemsiz sözcüklerin küçük dikenlerinden oluşur, her ne kadar bu küçük dikenler bir yerde insanı ifade etse de, gene de bütünün ifadesinden uzaktır, çünkü sözcük, bütünlüğü ifade edemez. Buna rağmen insanlar körü körüne güvenirler sözcüklere...

Ölümle Baş Başa, Peter Nadas (Sayfa 104)Ölümle Baş Başa, Peter Nadas (Sayfa 104)
seray şimşek 
15 Ara 2015, Kitabı okudu, İnceledi, Puan vermedi

...İçimde korku yoktu. Şimdi insanları bütün çıplaklıklarıyla görüyordum. Onları anlamıştım artık. Ben onlardan sadece konuştukları vakit, söyledikleri anlamını yitirdiği vakit, anlamı ancak sözcüklerin ardında bulabildiğim vakit korkuyordum...

Ölümle Baş Başa, Peter Nadas (Sayfa 64)Ölümle Baş Başa, Peter Nadas (Sayfa 64)