Paris-Fresno Güncesi 1967-68 Ölüm Dirim ve Aya Kaçış

10,0/10  (1 Oy) · 
2 okunma  · 
1 beğeni  · 
300 gösterim
Başkalarını gözlemlediğim zaman, yani başka ailelerin çocuklarını, kendi çocuklarımı ve Armenak Saroyan'la Takuhi Saroyan'ın dört çocuğundan biri olan kendimi düşünürüm. Başkalarının çocuklarının ne kadar aklı başında, terbiyeli, becerikli, saygılı ve ne yapacaklarının kestirilebilir olduğunu, buna karşın benim halkımın çocuklarının, insanları hayretten hayrete düşürdüğünü görür, şaşar kalırım. Öteki çocuklar kim oldukları, bu dünyadaki yerleri ve yapıp ettikleri konusunda fevkalade rahattır. Oysa biz Ermeniler için bu ta en başından beri müthiş bir mücadeledir.

Sonunda, belki de hepimizin deli olduğu hükmüne vardım, ama tırmarhaneye kapatılacak türden değil. Bizler öfkemizi, toplum ya da tıp yetkilileri üzerimize varmadan bastırmayı biliyoruz. İçimizde kaçık olmayanlar parmakla gösterilecek kadar azdır. Bunu aşağı yukarı "hep böyle" olduğumuz anlamında söylüyorum; yani eskisine göre daha beter olduğumuz sanılmasın. Her şeye kusur buluruz. Kokuşmuş bir dünyada yaşadığımızı bilir, ama bu gerçeği kabullendikten sonra bile, dertlenmekten kendimizi alamayız; hatta arada sırada öfkeden köpürdüğümüz de olur. Ailenin çeşitli kollarını gözümün önüne getirdiğimde, uysal, sıradan, ciddi, uyumlu, hevesli, saygılı, talepkar olmayan, hoş, becerikli, ne istediğini bilen, uzun lafın kısası, öteki nazik insanlarda rastlanan özelliklere sahip bir tek aile bile bulamıyorum. Kaçıklık ailemin her kolunda kendini gösteren başat bir özellik. Çatlak olmayan birini bulmak mümkün değil. Neden böyle? Nasıl bu hale geldik? Cevabı yok bu soruların tabii.
(Arka Kapak)
Mert Can Fırat 
04 Kas 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

Aras Yayınları'ndan çıkan Paris-Fresno Güncesi dehşetli güzel. Bitlis'ten Amerika'ya uzanan bir hayat düşleyin ve Saroyan'a sarılın. Duygularınıza tercüman, yaralarınıza merhem olacak. Sevin :)