Pîrî Kayıp Denizler Üzerine Bir Anımsama

7,7/10  (3 Oy) · 
4 okunma  · 
0 beğeni  · 
398 gösterim
"Bundan sonra Seferis- anasıyla babasın kaybetmiş bu Rum -gelip kolumun üzerindeki bu korkunç yaraya uzun uzun baktı. Kaşlarını kaldırarak baktı. Gözlerini kısarak baktı. Ucunda ışıkların çokuştuğu kirpikleriyle baktı. Sararmış benziyle, kıvrılmış saçlarıyla, bakır ibrikleri anımsatan burnuyla baktı. Öyle çok, öyle acımasızca baktı ki bana Seferis, hayır diyordum içimden ben, bu düzenbaz da işe yaramayacak. Ölüyorum ben, ölüyorum. Ben ki, kurnaz bir hançerin yarasıyla ölecektim. Ne akıl almaz bir belaydı bu. Ne tuhaftı, bir haftadır kanıyordu ve kandı, tazeliğini yitirmemişti. Pıhtı yoktu. Ümit yoktu."


Pirî, Osmanlı Paşası Yusuf'un komutasındaki gemiyle görevlendirildiği bir kuşatmaya giderken bir düşün peşine takılıp 'Karanlık deniz' de yaptığı gerçeküstü yolculuğu anlatıyor. Bu masalsı, fantastik roman Yusuf'un dışında üç kişinin daha çevresinde dönüyor: Seyyid, Azat ve Seferis. Bir eski zaman teknesinde dört kişinin gerçek /hayal ilişkileri çerçevesinde gelişen romanda, Yusuf 'un bilinci, annesiyle ve ilk aşkıyla, denizle, uzaklarla, haritalarla, kayıp noktalarla, karanlıklarla sarmalanıyor. Efsunlu bir atmosfer içinde süzülen tekne, buğulu denizlerde, sonsuzluğun sessizliğinde dolaşıp, Çıplak Kadınlar Adası'nda demir atıyor. Genç öykücü Faruk Duman bu ilk romanıyla, edebiyat serüveninde yeni bir sayfa açıyor.
  • Baskı Tarihi:
    Mayıs 2003
  • Sayfa Sayısı:
    128
  • ISBN:
    9789750703096
  • Yayınevi:
    Can Yayınları
  • Kitabın Türü:
Rogojin 
 03 Tem 19:59, Kitabı okudu, 1 günde, 10/10 puan

Artık Faruk Duman okumaktan başım dönüyor. Okumak ayrı, aldığım lezzetin içinde dönüp duruyorum, anlama çabasını bir kenara da bıraktım; o anlatıyor, ben okuyorum. Bu sefer ormanda değiliz, oysa yazarın en temel mekânıydı orman- tabii bu kitap yazarın ilk romanı: burada bütün anlamların, bütün varoluşun mekânı deniz, biz de Osmanlı Paşası Yusuf'un anlattığı hikâyesinde onunla beraber, gemisiyle beraber Karanlıklar Denizini bulmaya gidiyoruz, çünkü biz bir rüyanın peşindeyiz, çünkü Yusuf Paşa kimi zaman farkında olarak, kimi zaman bilmeden ve sayıklayarak bizi kendi tarihinde, kendi bilincinde dolaştırıyor, parçaları tam birleştiremeden yolculuğumuzu sürdürüp nihayete varıyoruz. Hikâye bir Faruk Duman hikâyesi ya da romanından beklenebileceği üzere ilk okumada çok da rahat anlaşılabilecek gibi değil, çünkü bütün eserlerinde gerçek mekânı ne orman ne de deniz yazarın, kıvrılan bükülen, esneyen gerginleşen, ifşa edip açıklayan ya da saklayan gizleyen dil onun hakiki mekânı ve biz bu dilin içerisinde döndürülüyoruz, şekilden şekilde sokuluyoruz, kimi zaman kavrayabiliyor ve hâkim oluyor, kimi zaman dağılıyor ve pes ediyoruz. Anlamanın kendisi Faruk Duman metinlerinde muhakkak ana meselelerden birisi; dil anlamamızı sağlıyor mu, olanı anlamamıza yeterli oluyor mu, yoksa dil bir orman mı, orman ve bu eserinde denizler ya da kayıp denizler dilin kendisi mi, orada herşey hem kendisi hem de işaret ettiği şeyler mi?

Pîrî, kesinlikle, her Faruk Duman eseri gibi, birden fazla okunmayı hak eden bir eser. Ne anlattığını birebir, anlatıcının zihni kadar net ve kesin anlamasak bile, anlatılış biçiminin verdiği haz ve tat kesinlikle kalburüstü. Yazarın son 100 yılın en iyi 40 yazarı arasında gösterilmesinin asla rastgele bir seçim olmadığını kanıtlayan gözümüzü alan bir elmas parçası gibi, pırıl pırıl parıldayan bir dil coşkusu; esnek, kıvrak, kıpır kıpır bir dil okyanusu, bir dil denizi.

Herkese ama herkese Pîrî'yi öneriyorum.

Elif Alp 
02 Eyl 14:12, Kitabı okudu, 2 günde, 8/10 puan

Faruk Dumanla tanışmam her ne kadar tesadüfler sonucu olsa da anlattığı masalsı yanı çok beğendiğimi söylemek zorundayım. Gerçi anlatımında bir parça İhsan Oktay Anar tadı aldığımı söylemeden edemeyeceğim ama; kitaptan yine de çok büyük keyif aldığımı söylemeliyim. Çağdaş Türk romanında en iyi yazarları arasına girmeyi hak ettiği kanısındayım. Popüler kültürün çok acımasız olduğu günümüzde bu tür yazarların daha fazla tanıtılması gerektiği kanaatindeyim. Kitap size şu şudur bu budur diye kesin hükümler sunmuyor bunu bilmelisiniz. Kitabı yorumlamanız gerekiyor aralarda anlatılan küçük hikayeler sayesinde kendinizi bir bulmacanın çözücüsü olarak görebilirsiniz buna hazırlıklı olun... O masalsı havayı hissetmek bana büyük bir zevk verdi. Henüz Faruk Duman'la tanışmadıysanız tanışmak için iyi bir kitap...