8,9/10  (93 Oy) · 
495 okunma  · 
88 beğeni  · 
3.241 gösterim
Halkının içinden yükselmiş, ama halkın içinde kalmış bir şair; kendi milleti kadar, Doğu'yu ve Batı'yı dili, edebiyatı ve müziği ile bilen bir aydın; Veterinerlik Fakültesi'nin ilk öğrencisi ve birincisi; İstanbul Boğazı'nı yüzerek geçen, at binen, gülle atan ve güreşen bir sporcu; şehirde kapanıp kalmamış, Anadolu köylerindeki ahırlarda hayvan tedavi etmiş, gerçekleri yaşamış ve neye mal olursa olsun hep gerçekleri söylemiş bir adam; milletiyle birlikte savaşı, acıyı, yenilgiyi ve zaferi gören gözleri, her daim yaşlı duygulu bir insan, bir şair...

Bu adam, "İstiklâl Marşı"mızın yazarı Mehmed Âkif Ersoy'dur.

O, bütün hayatı, ahlâkı, kişiliği, davranış ve düşünceleriyle birlikte, kendimiz ve çocuklarımız için, hiç çekinmeden, "İşte tam bir örnek!" diyebileceğimiz, bir millî kahramandır.
Onun eseri olan "Safahat", bu milletin çağdaş destanıdır. Milletimizin bin yılda kıvama ermiş olan ruh ve fikir olgunluğu, inanç ve ahlâk sağlamlığı, cesareti ve kahramanlığı - elbette kusurları ve tedavi çareleriyle birlikte bu destanda dile getirilmiştir.

Kendisi"ni ve milletini öğrenmek isteyen genç aydınlar, onu okuyacak ve anladıkları kadar bu "millet"ten olacaklardır. Mehmed Âkif gibi bir evlâda ve "Safahat" gibi bir esere sahip olmak, bir millet için, büyük bir şans ve büyük bir mutluluktur... 
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Şubat 2007
  • Sayfa Sayısı:
    1088
  • ISBN:
    9789754733990
  • Çeviri:
    Hazırlayan: A. Vahap Akbaş
  • Yayınevi:
    Beyan Yayıncılık
  • Kitabın Türü:
dilek satılmış 
08 Haz 13:54, Kitabı okudu, Beğendi, Puan vermedi

Kitabı okurken dalıp gidecek , okudukca okumak isteyeceksiniz .
Mehmet Akif ERSOY ' un ince düşüncelerini okumak insana inanılmaz bir zevk veriyor . Tüm okurseverlere tavsiye ederim

DersaadeT 
30 Ağu 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

Elimde iki cilt şeklinde mevcut bu eser. Şiirlerin bi orjinal halleri bi de sadeleştirilmiş halleri var kitapta.
Gerçekten okurken emek isteyen eserlerden ve bence Türk Edebiyatı'nın baş yapıtlarından. Anlam yoğunluğu , dil yapısıyla kusursuz bi örgü var şiirlerde. Eserin özetini zaten Mehmet Akif şu dizelerle kendi yapmıştır fazla söze daha ne hacet ...

Safahât'ımda, evet, şi'r arayan hiç bulamaz;
Yalınız, bir yeri hakkında "hazin işte bu!" der.
Küfe? Yok. Kahve? Hayır. Hasta? Değil. Hangisi var ya?
Üç buçuk nazma gömülmüş koca bir ömr-i heder!

Kâmil 
28 Şub 21:32, Kitabı okudu, 6 günde, Beğendi, 8/10 puan

Kitabın sunuş bölümünde de belirtildiği gibi, Osmanlı'nın son 200 yılında Müslümanların yaşadığı travmayı hâlâ hissediyoruz. Zaman zaman kendimize olan güvenin sarsıldığı milletçe umutsuzluğa kapıldığımız anlar olmuyor değil.
Şimdi de öyle bir dönemden geçiyoruz...
Biz dünya tarihinde yaptıkları ile yapacaklarının teminatı olan bir milletiz...
Öyleyse Dünyanın önde gelen devletleri için potansiyel bir tehdidiz...
Benim anlamadığım bu dünya herkese yetecek kadar büyük, sonrası? 2 m. toprak...
M.Akif ERSOY şiirlerinde hep kendine güveni vurgulamış,
Bizde eksik olan güveni... Kendimize güvenmek etrafındakine güvenmekle alakalı Şimdi bize bir bakın, artık kimseye güveni olmayan bir grup ucubeye döndük. Etrafımızda guvenecek kimse kalmayınca kendimize guvenimiz de sarsıldı hâliyle... At izinin, it izine karıştığı şu ortamda akıl sağlığımıza dikkat edip sağlıklı kararlar alabilmek dileğiyle...

Hilal avcı 
17 Eyl 09:07, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

Çok güzel bir kitap. Herkesin bilmesi gereken bilmeyenlerin öğrenmesi gereken muhteşem detaylar barındırıyor. Akif dede her zaman ki gibi mükemmel bir iş çıkarmış

Merve 
07 Ağu 2014, Kitabı okudu, Puan vermedi

şiirlerindeki anlatım usta benzetmeler ve daha fazlası hayranlıkla okudum...

Edebiyatçının Biri 
15 Kas 21:58, Kitabı okudu, Puan vermedi

Günümüz nesli için Akif'in dili biraz ağır gelecektir. Ama bu kaliteli şiirden uzak durmamızı gerektirmez. Erbabı okur ve anlar. Anlamıyorum diyenler orijinal ve sadeleştirilmiş şeklini birlikte okuyabilirler.

Muhammet Çelik 
27 Oca 12:31, Kitabı okudu, 148 günde, Beğendi, 10/10 puan

Okuduğum nadir şiir kitaplarından,
Babam ile ortaokul çağlarındayken Artvin'de evimizde akşamları okurduk. Birçok kelimesini anlamasam da babamın açıklamaya çalışması ile aklıma Asım'ın Nesli olma duruşu yatardı.

Okuyacak olanlara Osmanlı Türkçesi - Türkiye Türkçesi bir sözlük kullanmalarını ve az da olsa Aruz Veznini ve bu vezinde şiiri güzelleştirmek için yapılan sanatsal eklentileri biraz araştırılmasını tavsiye ederim.

Burak Denizli 
 16 May 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

HERŞEYİGEÇTİM BU KİTAPTA Kİ 'ASIM' PARÇASI ÇOK HOŞUMA GİTMİŞTİ. 'ZALİME BOYUN EĞMEM' ŞEKLİNDE BAŞLAYAN BİR PARÇASI VARDI GERÇEKTEN ÇOK GÜZELDİ. KESİNLİKLE HERKESİN OKUMASI GEREKEN BİR KİTAP. İNSANIN İLLAKİ OKUMASI İÇİN ŞİİRE İLGİ DUYMASINA GEREK YOK. BEN LİSEDE EDEBİYAT ÖĞRETMENİMİN BASKISIYLA OKUMUŞTUM (SUNUM İÇİN) ŞİMDİYSE İYİKİ OKUMUŞUM DİYORUM

fatma 
14 Ağu 2015, Kitabı okudu, Puan vermedi

Müthiş bir şaiirlik.Bu işi kendine başına değilde sanki görünmeyenlerin yardımıyla yazılmış.Yüregi nasıl yanmışta bu kadar duygu yüklü şiirler yazmış.

2 /

Kitaptan 45 Alıntı

esra ak 
03 Oca 2015, Kitabı okuyor, Beğendi

İSTİKLÂL MARŞI

Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak;
Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.
O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak;
O benimdir, o benim milletimindir ancak.

Çatma, kurban olayım çehreni ey nazlı hilal!
Kahraman ırkıma bir gül! ne bu şiddet bu celal?
Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helal,
Hakkıdır, Hak'ka tapan, milletimin istiklal!

Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım.
Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım;
Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner aşarım;
Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım.

Garbın afakını sarmışsa çelik zırhlı duvar,
Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var.
Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir imanı boğar.
"Medeniyet!" dediğin tek dişi kalmış canavar?

Arkadaş! Yurduma alçakları uğratma sakın!
Siper et gövdeni, dursun bu hayasızca akın.
Doğacaktır sana vaadettiği günler Hak'kın;
Kim bilir, belki yarın, belki yarından da yakın.

Bastığın yerleri "toprak" diyerek geçme, tanı!
Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı.
Sen şehit oğlusun, incitme, yazıktır atanı;
Verme, dünyaları alsan da bu cennet vatanı.

Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda?
Şüheda fışkıracak, toprağı sıksan şüheda!
Canı, cananı, bütün varımı alsın da Hüda,
Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda.

Ruhumun senden ilahi, şudur ancak emeli;
Değmesin mabedimin göğsüne na-mahrem eli!
Bu ezanlar ki şahadetleri dinin temeli,
Ebedi yurdumun üstünde benim inlemeli

O zaman vecdile bin secde eder varsa taşım;
Her cerihamdan, ilahi, boşanıp kanlı yaşım,
Fışkırır ruh-i mücerret gibi yerden naşım;
O zaman yükselerek arşa değer belki başım!

Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilal;
Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helal!
Ebediyen sana yok, ırkıma yok izmihlal.
Hakkıdır, hür yaşamış bayrağımın hürriyet;
Hakkıdır, Hak'ka tapan milletimin istiklal!

Safahat, Mehmet Akif ErsoySafahat, Mehmet Akif Ersoy

Âtiyi karanlık görerek azmi bırakmak...
Alçak bir ölüm varsa, emînim, budur ancak.
Dünyâda inanmam, hani görsem de gözümle.
İmânı olan kimse gebermez bu ölümle:
Ey dipdiri meyyit, 'İki el bir baş içindir.'
Davransana... Eller de senin, baş da senindir!
His yok, hareket yok, acı yok... Leş mi kesildin?
Hayret veriyorsun bana... Sen böyle değildin.
Kurtulmaya azmin neye bilmem ki süreksiz?
Kendin mi senin, yoksa ümîdin mi yüreksiz?
Âtiyi karanlık görüvermekle apıştın?
Esbâbı elinden atarak ye'se yapıştın!
Karşında ziyâ yoksa, sağından, ya solundan
Tek bir ışık olsun buluver... Kalma yolundan.
Âlemde ziyâ kalmasa, halk etmelisin, halk!
Ey elleri böğründe yatan, şaşkın adam, kalk!
Herkes gibi dünyâda henüz hakk-i hayâtın
Varken, hani herkes gibi azminde sebâtın?
Ye's öyle bataktır ki; düşersen boğulursun.
Ümîde sarıl sımsıkı, seyret ne olursun!
Azmiyle, ümidiyle yaşar hep yaşayanlar;
Me'yûs olanın rûhunu, vicdânını bağlar
Lânetleme bir ukde-i hâtır ki: çözülmez...
En korkulu câni gibi ye'sin yüzü gülmez!
Mâdâm ki alçaklığı bir, ye's ile şirkin;
Mâdâm ki ondan daha mel'un daha çirkin
Bir seyyie yoktur sana; ey unsur- îman,
Nevmid olarak rahmet-i mev'ûd-u Hudâ'dan,
Hüsrâna rıza verme... Çalış... Azmi bırakma;
Kendin yanacaksan bile, evlâdını yakma!

Evler tünek olmuş, ötüyor bir sürü baykuş...
Sesler de: 'Vatan tehlikedeymiş... Batıyormuş! '
Lâkin, hani, milyonları örten şu yığından,
Tek kol da yapışsam demiyor bir taraftan!
Sâhipsiz olan memleketin batması haktır;
Sen sâhip olursan bu vatan batmayacaktır.
Feryâdı bırak, kendine gel, çünkü zaman dar...
Uğraş ki: telâfi edecek bunca zarar var.
Feryâd ile kurtulması me'mûl ise haykır!
Yok, yok! Hele azmindeki zincirleri bir kır!
'İş bitti... Sebâtın sonu yoktur! ' deme, yılma.
Ey millet-i merhûme, sakın ye'se kapılma.

Safahat, Mehmet Akif ErsoySafahat, Mehmet Akif Ersoy
Rabia 
 02 May 16:51, Kitabı okudu, 10/10 puan

Evler tünek olmuş, ötüyor bir sürü baykuş...
Seslerde: "Vatan tehlikedeymiş... Batıyormuş!"
Lakin, hani, milyonları örten şu yığından,
Tek kol da "Yapışsam..." demiyor bir tarafından !
Sahipsiz olan memleketin batması haktır;
Sen sahip olursan bu vatan batmayacaktır.

Safahat, Mehmet Akif Ersoy (Hakkın Sesleri'nden)Safahat, Mehmet Akif Ersoy (Hakkın Sesleri'nden)
zafer demir 
10 May 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

Artık ikiyüzlü insanları sevmeye başladım. Çünkü yaşadıkça yirmi yüzlü
insanlar görmeye başladım.

Safahat, Mehmet Akif ErsoySafahat, Mehmet Akif Ersoy
Uğur Ukut 
18 Eyl 11:36, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

Allah'a dayandım! '' diye sen çıkma yataktan...
Ma'na-yı tevekkül bu mudur? Hey gidi nadan!
Ecdadını, zannetme, asırlarca uyurdu;
Nerden bulacaktın o zaman eldeki yurdu?
Üç kıt'ada, yer yer, kanayan izleri şahid:
Dinlenmedi bir gün o büyük nesl-i mücahid.
Alemde ''tevekkül'' demek olsaydı ''atalet''
Miras-ı diyanetle yaşar mıydı bu millet?
Çoktan kürenin meş'al-i tevhidi sönerdi;
Kur'an duramaz, Nezd-i İlahi'ye dönerdi.

''Dünya koşuyor'' söz mü? Beraber koşacaktın;
Heyhat, bütün azmi sen arkanda bıraktın!
Madem ki uyandın o medid uykulardan,
Bir parçacık olsun, hadi, hiç yoksa, kımıldan.
Dünya koşuyorken yolun üstünde yatılmaz;
Davranmayacak kimse bu meydana atılmaz.
Müstakbeli bul, sen de koşanlarla bir ol da;
Maziyi, fakat, yıkmaya kalkışma bu yolda.
Ahlafa döner, korkarım, eslafa hücumu:
Mazisi yıkık milletin atisi olur mu?

Ey yolcu, uyan! Yoksa çıkarsın ki sabaha:
Bir kupkuru çöl var; ne ışık var, ne de vaha!

Safahat, Mehmet Akif ErsoySafahat, Mehmet Akif Ersoy

...
Eşele bir yerleri örten karı
Ot değil onlar dedenin saçları
Dinle şehit sesleridir rüzgarı
Haydi git evladım uğurlar ola
Haydi git evladım açıktır yolun
Zalimlere karşı bükülmez kolun
Bayrağı çek on safa geçmiş bulun
Uğurun açık olsun uğurlar ola
Haydi levent asker uğurlar ola
....

Safahat, Mehmet Akif Ersoy (Cenk Marşı'ndan)Safahat, Mehmet Akif Ersoy (Cenk Marşı'ndan)

İmandır o cevher ki ilahi ne büyüktür
imansız olan paslı yürekyürek sinede yüktür.......

Safahat, Mehmet Akif ErsoySafahat, Mehmet Akif Ersoy

Kurt uzaklardan bakar dalgın görürmüş merkebi
Saldırırmış ansızın yaydan boşanmış ok gibi
Lakin aşk olsunki aldırmazda otllarmış eşşek
Sanki tavşanmış gelen yahud kılıksız köstebek
Kar sayarmış bir tutam fazla olsun yutmayı
Hasmı derken çullanırmış yutmadsan son lokmayı
Bir hakikattır bu bildiğin usluba sok
Halimiz merkeple kurdun aynı asla farkı yok
Burnumuzdan tuttu düşman biz boğaz kaynındayız
Bir bakın halamı hala ihriras ardındayız
Saygısızlık elverir bir parça olsun arlanın
Vakti çoktan geldi hem geçmektedir arlanmanın
Davranın haykırmadan nakus-u izmihlaliniz
Öyle bir buhrana sapmıştırki zira haliniz
Zevke dalmak şöyle dursun vaktiniz yok mateme
Davranın zira gülünç olduk aleme

Safahat, Mehmet Akif ErsoySafahat, Mehmet Akif Ersoy
5 /

Kitapla ilgili 1 Haber

Safahat Artık Dijital Ortamda
Safahat Artık Dijital Ortamda Diyanet İşleri Başkanlığı, İstiklal Şairi Mehmet Akif Ersoy’un 78. vefat yıl dönümünde gençlere yeni bir hizmet sunarak, Akif’in unutulmaz eseri Safahat’ı dijital ortama taşıdı.