Tarihçe-i Hayat

8,6/10  (18 Oy) · 
89 okunma  · 
15 beğeni  · 
781 gösterim
Tarihçe-i Hayat, 1958'de hazırlanarak üstad Bediüzzaman Said Nursi'nin nazarından geçmiş, "Şahsıma ait bahislerden ziyade hizmet-i Kur'aniyeye müteallik kısımlar neşredilmeli" diyen üstad'ın tashih ettiği şekilde neşredilmiştir. Eserin içinde münderiç "Ayetü'l Kübra" ve "Münacat" gibi risalelerin ilavesini ise Bediüzzaman Hazretleri bizzat tensib etmiş ve Risale-i Nur Külliyatından madud bu eser için "Yirmi mecmua kadar ehemmiyeti var" diyerek tavsiyede bulunmuştur.

Bu itibarla, Tarihçe-i Hayat'ta muhterem müellifin son iki senelik hayatı ve dar-ı bekaya irtihalleri bulunmamaktadır.
(Sunuş'tan)
  • Baskı Tarihi:
    Aralık 2005
  • Sayfa Sayısı:
    680
  • ISBN:
    9789754670277
  • Yayınevi:
    Sözler Neşriyat
  • Kitabın Türü:
ozlem kara 
01 Nis 14:04, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

herkesin en az bir defa okumasi gereken bir kitap kesinlikle tavsiye ediyorum. üstad hazretleri gibi alim zati anlamak icin yada anlamaya calismak icin onu öncelikle tanimamiz gerekiyor

fatma 
14 Ağu 2015, Kitabı okudu, Puan vermedi

Sıkıntılarla gecen bir hayat ama bu sıkıntılardan lezzet alan bir Üstad.Çogumuz başına bunlardan bir kaç tanesi gelse aman banane memleketi ben mi kurtaracağım diyip kıyaya çekiliriz.Ancak o tüm bunların hepsine canı pahasına göğüs germiş yılmamış usanmamış.

ALPEREN YEŞİLBAYRAK 
06 Ağu 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

Üstadım Bediüzzaman Said Nursi hazretlerinin hayatını ve "Kur'an sönmez ve söndürülmez manevi bir güneş olduğunu...'' ispat etme mücadelesini anlatan bir kitaptır.

Halit KÜÇÜK 
08 Eyl 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

Üstadı tanımak ve hayatını öğrenmek isteyenler bu kitabı okumalı. Çektiği sıkıntılar, talebeleri ile mektuplaşmaları, eğitim hayatı bu kitabın içinde.

Kitaptan 12 Alıntı

Bana: "Sen şuna buna niçin sataştın?" diyorlar. Farkında değilim; karşımda müdhiş bir yangın var.. alevleri göklere yükseliyor, içinde evlâdım yanıyor, imanım tutuşmuş yanıyor. O yangını söndürmeye, imanımı kurtarmaya koşuyorum. Yolda birisi beni kösteklemek istemiş de, ayağım ona çarpmış; ne ehemmiyeti var? O müdhiş yangın karşısında bu küçük hâdise, bir kıymet ifade eder mi? Dar düşünceler, dar görüşler... "

Tarihçe-i Hayat, Bediüzzaman Said Nursî (Sayfa 13)Tarihçe-i Hayat, Bediüzzaman Said Nursî (Sayfa 13)

Bana: "Sen şuna buna niçin sataştın?" diyorlar. Farkında değilim; karşımda müthiş bir yangın var, alevleri göklere yükseliyor, içinde evladım yanıyor, imanım tutuşmuş yanıyor. O yangını söndürmeye, imanımı kurtarmaya koşuyorum. Yolda birisi beni kösteklemek istemiş de ayağım ona çarpmış, ne ehemmiyeti var? O müthiş yangın karşısında bu küçük hâdise bir kıymet ifade eder mi? Dar düşünceler, dar görüşler…

Risale-i Nur - Tarihçe-i Hayat/13

Tarihçe-i Hayat, Bediüzzaman Said NursîTarihçe-i Hayat, Bediüzzaman Said Nursî

Daima mücerred kalmak ve dünyada hiçbir şeyle alaka peyda etmemek.Bunun içindir ki:"Bütün malımı bir elimle kaldırıp götürebilmeliyim" demiştir.

Tarihçe-i Hayat, Bediüzzaman Said NursîTarihçe-i Hayat, Bediüzzaman Said Nursî

Yani "Avrupa, bir İslam devletine hamiledir, günün birinde onu doğuracak. Osmanlılar da Avrupa ile hamiledir, o da onu doğuracak."

Tarihçe-i Hayat, Bediüzzaman Said Nursî (Sayfa 54)Tarihçe-i Hayat, Bediüzzaman Said Nursî (Sayfa 54)

Bir gün Bediüzzamana soruldu:
-Kaydı nasıl açtın?
Dedi:
-Ben de bilmem.Fakat olsa olsa namazın kerametidir.

Tarihçe-i Hayat, Bediüzzaman Said Nursî (Sayfa 44)Tarihçe-i Hayat, Bediüzzaman Said Nursî (Sayfa 44)

İnanlar hür oldular amma yine de abdullahtırlar. Her şey hür oldu.Başkasının kusuru, insanın kusuruna senet ve özür olamaz! Ye's, mani-i her kemaldir."Nme lazım, başkası düşünsün" istibdadın yadigarıdır.

Tarihçe-i Hayat, Bediüzzaman Said Nursî (Sayfa 59)Tarihçe-i Hayat, Bediüzzaman Said Nursî (Sayfa 59)

Bunu da derim ki:Siyaseti dinsizliğe alet yapan bazı adamlar; kabahatlerini setr için, başkasını irtica ile ve dinini siyasete alet yapmakla ittiham ederler.

Tarihçe-i Hayat, Bediüzzaman Said Nursî (Sayfa 63)Tarihçe-i Hayat, Bediüzzaman Said Nursî (Sayfa 63)
2 /