Akış
Ara
Ne Okusam?
Giriş Yap
Kaydol
Gönderi Oluştur

Türkiye Üzerine Tezler 2

Yalçın Küçük

Türkiye Üzerine Tezler 2 Sözleri ve Alıntıları

Türkiye Üzerine Tezler 2 sözleri ve alıntılarını, Türkiye Üzerine Tezler 2 kitap alıntılarını, Türkiye Üzerine Tezler 2 en etkileyici cümleleri ve paragragları 1000Kitap'ta bulabilirsiniz.
İngiltere Dostluğu
Mustafa Kemal önce İngiliz Büyükelçisini övüyor. Elçinin yüzüne karşı. Sonra sıra İngiltere'ye geliyor. Şöyle: «Gazi İngiltere'ye çok büyük saygısı olduğunu ve İngiltere ile dostluk istediğini söyledi. Neden, birbirimize yaklaşmayalım? İngiltere, Türkiye'ye ve dostluğuna hiç değer vermiyor mu?» İşte Gazi bunları söyledi. İngiltere'nin Türkiye’yi küçük görmesinden yakındı. O kadar yakınmış olmalı ki Büyükelçi Percy Loraine «Türk dostluğunu önemsemediğimizi sanmıyorum» demek zorunda kaldı.
Sayfa 90 - Tekin Yayınevi
Komiserlik devam ediyor maalesef...
Şefik Hüsnü Bey,1932 yılında Kadro Dergisi'nin oynamaya hazırlandığı rolü görüyor.Ama görmesi gerekenlerin tamamını görüyor mu?Türkiye işçi sınıfının siyasal hareketi içinde hiç bir zaman eksik olmayan "CHP Komiseri" eğilimlerini görüp bunların karşısında çıkabiliyor mu?Çıkmıyor....
Reklam
"Bunlar hep Batının oyunları"
Dış faktörü inkar etmek olmaz. Fakat abartmak da olmaz hep abartıldı. Dış faktörü abartmak kolaycılıktır.Bütün kötülüklerin ve bütün iyiliklerin dışarıdan geleceğini düşünmek ve buna inanmak çok büyük bir kolaycılık oluyor . Her kolaycılık sınıf mücadelesini reddediyor. Basit bir nedenle: Eğer bütün iyilikler dışarıdan gelecekse içeride bir iş yapmaya gerek yok. içeride mücadeleye gerek yok oturup beklemek yeter. Eğer bütün kötülükler dışarıdan geliyorsa içeride ve mücadeleye gerek yok.Üstelik içerideki mücadele zararlı da olur .Çünkü içerideki mücadele güç birliğini bozar. Bu yüzden dış faktörü abartmak çok büyük bir kolaycılık oluyor.
Bir söz var. Güzel mi güzel. Şöyle: "Bir kimseyi büyü ile öldürebilirsiniz." Söz, böyle başlıyor. Şöyle devam ediyor: "Eğer kahvesine yeterli ölçüde arsenik koyarsanız."
Sayfa 218 - Salyangoz Yayınları
...."Almanya'nın Sovyetler Birliği'ne saldırmasından dört gün önce,18 Haziran 1941 tarihinde,Ankara'da,Türk-Alman 'Dostluk ve Saldırmazlık' Paktı imzalandı.Hitler için faşist kuvvetlerin Balkan kanadının güvenliğini sağlayan bu pakt SSCB'ne karşı savaş hazırlığının son halkası oldu.Türkiye için ise Hitler Almanyasının anti-sovyet politikasına katılmak demekti."
Sayfa 267Kitabı okudu
İktidar perspektifi, her politik hareketin özelliğidir. Olmazsa olmaz özelliğidir. İktidar perspektifi olmazsa politik hareket olmaz. Kulüp olur, dernek olur. Ancak hazırlıksız ve sabırsız, olgunlaşırılmamış ve ham, sağlam hesaba dayanmayan ve gerçekçi olmayan iktidar perspektifi de her politik hareketi sulandırır. 1971 sonrasında sosyalist hareketin iktidar perspektifine sahip olmaması, sosyalist mücadeleyi kuruttu. 1965 Ekim seçimleri sonrasında sosyalist hareketin ham iktidar perspektifi ise sosyalist mücadeleyi sulandırdı.
Reklam
"Milliyetçi Hükümetin en büyük destekçisi olması,Türklerin,Rusya'ya büyük bir güven ve sempati duydukları anlamına gelmemektedir.Tam tersine,Kemalistler Bolşevikleri her istediklerini almak için kullandıkları halde,Rus amaçlarından kuşku duymaktadırlar."Mustafa Kemal,Sovyetler ile kurduğu dostluğu daima Batı ülkeleriyle ilişkilerinde bir koz olarak kullanmak istedi....
Sayfa 169Kitabı okudu
İtalya, Kurtuluş savaşı'nın başından itibaren Türkiye'ye doğru veya yanlış istihbarat sağlıyor. Türkiye'yi çok sevdiği için mi ? Kesinlikle hayır. Emperyalist soygundan kendi payına verilene razı olmadığı için. Anadolu'nun işgalinde Yunanistan'a verilen rolü, kendisi almak istediği için.
Sayfa 144Kitabı okudu
Türkiye'de veya başka bir ülkede çok çeşitli tarafların düşünceleri bir noktada birleşiyorsa, bu düşüncenin doğruluğundan ciddi olarak kuşku duymak gerek.
.....Türkiye yönetici sınıfları daha Kurtuluş Savaşı'na başlarken,daha Garp Emperyalizmine karşı savaşmaya başlarken şu Garp Emperyalizmi ile "müstakilen uyuşmak" hayalinin hiç mi hiç bırakmadı.Bu,bir.İkincisi,Türkiye'yi yönetenler daha Kurtuluş Savaşı'nın başında sosyalist hareketi,"memleketin müdiranını bertaraf" edici,başka bir deyişle, "ülkenin yöneticilerini yok edici" bir eylem olarak görüyorlar.
Sayfa 111Kitabı okudu
Reklam
Aslında halk Tanzimat Fermanı'nın İngilizler ile ortak yazıldığını bilmez. Aslında Mustafa Reşit de İngilizlerin maaşlı adamı sayılmaz. Mustafa Reşit Tanzimat Fermanı'nı Osmanlı'yı batmaktan kurtaracak bir formül saydığı için okumaya gider.
...Her kim burjuvazinin,Cumhuriyet Halk Partisi'nin veya sosyal demokrasinin niteliği ile ilgili her soruya,bir papağan gibi, "ikili yan" edebiyatı ile cevap verirse önce burjuvazinin kuyruğuna takılıyor,daha sonra da burjuva dünya görüşü ve politikasının titrek bir savunucusu oluyor.
Sayfa 179Kitabı okudu
...Şu Sovyetler Birliği'nin Türkiye'den toprak ve üs istemesi,üstüne üstlük birde tehdit etmesi masalı herkesin işine yarıyor.Türkiye burjuvazisinin işine yarıyor.Beraat ediyor.Çünkü "tehdit" olmasa Amerika'nın kucağına atılmayacak...Sonra İsmet Paşa'ya da yarıyor.Çaresiz kalınca koskoca İsmet Paşa ne yapsın?İsmet Paşa da beraat ediyor.Sonra inanmamış solcularla,inanmış fakat bilgisiz ve beceriksiz solcuların da işine yarıyor."Ah şu Stalin Yoldaş hata etmeseydi!" Neler yapılmazdı ki? Böylece yapılmayanların ve yapılamayanların tüm yükünü, yük kaldırmaya alışmış Stalin'in omuzlarına yüklemek mümkün oluyor.Tembellik ve beceriksizlik beraat ediyor.
Sayfa 304Kitabı okudu
...Türkiye entelijansiyası,sınıf sözü etmeye alışık olmakla birlikte hala sınıfsız düşünme alışkanlığından kurtulabilmiş değil....
Sayfa 260Kitabı okudu
Türkiye'de aydın ve hatta "sokaktaki adam", dış faktörün aşırı yükü ile, sürekli olarak "dünyaya örnek" olmak ister. Belki dünyanın başka hiçbir yerinde dünyaya örnek olmak için böylesine yırtınan bir başka aydın topluluğu bulmak mümkün değil.
36 öğeden 1 ile 15 arasındakiler gösteriliyor.