Yanan Ormanlarda Elli Gün Bu Diyar Baştanbaşa 2

9,8/10  (4 Oy) · 
17 okunma  · 
3 beğeni  · 
495 gösterim
Romanlarında Anadolu insanının gerçek dünyasını destansı boyutlara taşıyan, yaşanmış ve yaşanan gerçeği mitlerin, efsanelerin evreninde çoğaltan Yaşar Kemal, sadece bir romancı ve halkbilimci değil, gazetelerimizde modern röportaj yazarlığının da kurucusudur. Onun, her biri yayımlandığı dönemde olay yaratan röportajlarında gerçek, hayat buldu ve okuyucuyu sarstı.
Bu Diyar Baştanbaşa dörtlüsünün ikinci kitabı Yanan Ormanlarda Elli Gün "Doğuda İnanılmaz Şeyler Gördüm" başlıklı bir röportajla başlar. İnanılmaz ve acı şeyler Yaşar Kemal'in satırlarında masalsı bir güzelliğe bürünür, İçimize işler. Hayat kaynağımız doğaya yaptığımız kötülüklerle bizi yüzleştirir.
(Arka Kapak)
  • Baskı Tarihi:
    Nisan 2003
  • Sayfa Sayısı:
    230
  • ISBN:
    9789750807121
  • Yayınevi:
    Yapı Kredi Yayınları
  • Kitabın Türü:

Kitaptan 7 Alıntı

M.Ali BARAN 
19 Tem 18:25, Kitabı okudu, Beğendi, 9/10 puan

Sözü değiştirdim:
Sofi sen hangi tarikata mensubusun? Şeyhin kim? Dedim.’’Ya hak’’ dedi,’’Ya Abdülkadir Ceylani… Bizim şeyh çok büyüktür. Ya şeyh… Bizim şeyhin bir eli gökte, bir eli cennettedir.’’
‘’Yahu ,’’ dedim,’’sofi, diyorlar ki, senin şeyh rakı içip,kız oynatıyormuş İstanbul da. Doğrumu acaba?’’
Boş atıp dolu tutmuştum. Başını olanca sertliğiyle salladı. Gözleri döndü.
‘’Herkes söylüyor zındıklar şeyhe iftira ediyorlar. Onun içtiği rakı değildir. Gözleri güneşe kapalı olanlar onu göremiyorlar. Şeyh rakı kadehini eline dokundurur dokundurmaz o rakı Kevser suyu olur. O kadın cennetten gelmiş huridir. Yoksa şeyh kadına bakar mı?’’


Doğuda İnanılmaz Şeyhler Gördüm / Yanan Ormanlarda Elli Gün

Yanan Ormanlarda Elli Gün, Yaşar Kemal (Sayfa 23)Yanan Ormanlarda Elli Gün, Yaşar Kemal (Sayfa 23)
M.Ali BARAN 
20 Tem 19:00, Kitabı okudu, Beğendi, 9/10 puan

‘’Ormansız dağlar yokluğun kara bekçisidir. Bir parmak toprağın bin senede meydana geldiğini bilir misiniz? Vatandaş ormanı yakma, yurdunu öksüz bırakma! Öksüz kalan yurt ne demektir? Babasız, öksüz demektir. Ormanı biz korursak, o da bizi türlü felaketlerden korur. Korur demek ne demektir? O sebepten köylü ormanı yakmaz. Ormanı koru ki, dağın kel, suyun sel olmasın… Emme, emme ve lakin şu ormancılarda suç var azıcık. Eyiler, haslar emme,bir keser saplığı bile kestirmezler. Allah'ın yaktığı ormanı köylüye bulurlar. Orman yurdun hem süsü hem de gücüdür. Aaah şu ormancılarımız.’’
Yanan Ormanlarda Elli Gün

Yanan Ormanlarda Elli Gün, Yaşar Kemal (Sayfa 111)Yanan Ormanlarda Elli Gün, Yaşar Kemal (Sayfa 111)
M.Ali BARAN 
 19 Tem 18:27, Kitabı okudu, Beğendi, 9/10 puan

Sülmen:
‘’Şeyhler mi? Şeyhler Allah yaptı diyor, toprak dere beylerin hakkıdır, diyor. Şeyhler, daha bu soyulmuş, bu ölmüş bitmiş halktan vergilerini topluyorlar. Yol parasını veremeyecek kadar fakir köylü bile şeyhe hissesini veriyor. Çoluğunun çocuğunun rızkını bile şeyhe veriyor. Bey, senin anlayacağın ,halk, aç aç kaldıkça şeyhe yaklaşıyor. Biraz daha çoğalsın ovada traktör, şeyhlerin tabaaları da çoğalacak. Traktör ne kadar çoksa, o kadar sefalet, sefalet ne kadar çoksa, o kadar şeyh müridi. Köylü, bu işlerin, son yıllarda şeyhini ihmal ettiğinden dolayı başına geldiğine inanıyor.’’


Doğuda İnanılmaz Şeyhler Gördüm / Yanan Ormanlarda Elli Gün

Yanan Ormanlarda Elli Gün, Yaşar Kemal (Sayfa 27)Yanan Ormanlarda Elli Gün, Yaşar Kemal (Sayfa 27)
M.Ali BARAN 
 19 Tem 18:28, Kitabı okudu, Beğendi, 9/10 puan

Bak şeyhlik nedir biliyor musun? Şeyhlik başlı başına büyük bir teşkilat meselesidir. Büyük zeka ister. Bütün şeyhlik teşkilatı şu şekilde kurulur.1- Türbe başında büyük bir şeyh,2- Ondan küçük, her bölgede bir tane, onun halifesi.Bu halifeler daha çok kasabalarda otururlar. Halifelerin de bir kadem küçüğü, çavuşlar. Çavuşlar köylere yayılmışlardır. Bunlar hem şeyhin propagandacıları, hem para toplayıcılarıdır. Mesela Şeyh Heybetin halifeleri burada paraları toplar ona götürürler. Parayı postaya vermek günahtır.Onu şeyhe bir halifenin götürmesi şarttır.


Doğuda İnanılmaz Şeyhler Gördüm / Yanan Ormanlarda Elli Gün

Yanan Ormanlarda Elli Gün, Yaşar Kemal (Sayfa 40)Yanan Ormanlarda Elli Gün, Yaşar Kemal (Sayfa 40)
M.Ali BARAN 
20 Tem 19:33, Kitabı okudu, Beğendi, 9/10 puan

1937 den, yeni Devlet Orman İşletmesi kurulmadan önce müteahhitler ormanları insaf etmeden traş etmişler.Yangınlardan önce güney ormanını müteahhitler bitirmişler. Ve Suriye ye satmışlar. Mısıra satmışlar. Bütün Araplar yıllarca güney ormanlarını haraç mezat kullanmışlar. Bir rivayete göre Süveyş kanalının kereste ihtiyacı güney ormanlarımızdan temin edilmiş. Ve efendim bu sebepten güneyde orman kalmamış. El elde baş başta!...
Devlet işletmeleri 1945 yılında teşkilatını tamamlamış… O zamana kadar da dalavereler dönmüş ve ormanlarımız su gibi Suriye ye akmış. 1945 ten sonradır ki doğru dürüst, ilmi bir şekilde kesim yapılmaya başlanmış…
Bu gezimde ne kadar ormancıyla karşılaştımsa, hepsi müştereken şunu söylüyor:
‘’Türkiye’de ne kadar orman kanunu çıkmışsa, her kanundan sonra bir orman tıraşlaması olmuştur. Ormanları orman kanunları bitirmiştir.’’

Yanan Ormanlarda Elli Gün

Yanan Ormanlarda Elli Gün, Yaşar Kemal (Sayfa 157)Yanan Ormanlarda Elli Gün, Yaşar Kemal (Sayfa 157)
M.Ali BARAN 
20 Tem 09:57, Kitabı okudu, Beğendi, 9/10 puan

Abdülhalimin kulübesi bizim oturduğumuz yerin biraz üstündeydi. Biz kulübeye doğru yürürken Abdülhalim karısına Kürtçe bağırıyor, Öteki Mağara sahipleri de gülüyorlardı.
Abdülhalim:
Karı karı, sana bir misafir getiriyorum. İyi ağırlayacaksın. Yağsız bulguru dayayacaksın taş sahanda. Çok hoşuna gider. Ot mindere de bu gece yatsında görsün gününü… Pireleri de koynuna verelim. Bir rahat eder ki… Aziz misafirimiz ta İstanbuldan gelmiş… Görsün kendisini Mağaralılar nasıl ağırlar… Yarın ona bir de mağarada ziyafet çekeceğim. Misafirimiz, Mehmet söyledi, türkü meraklısı imiş. Sivri sinekler ona bu gece bir türkü söylerler ki , anasından doğduğuna pişman olur.Bir daha yedi ceddine tövbe eder,bir daha mağaralara ayak basamaz…’’diyordu.


Mağara insanları / Yanan Ormanlarda Elli Gün

Yanan Ormanlarda Elli Gün, Yaşar Kemal (Sayfa 57)Yanan Ormanlarda Elli Gün, Yaşar Kemal (Sayfa 57)
M.Ali BARAN 
20 Tem 10:01, Kitabı okudu, Beğendi, 9/10 puan

Sahaflar çarsısında artık eski canlılık eski hayat kalmamış. Eskiden yüzlerce kitap, kitap tiryakisi sahafları doldurur, gelen kitapları durdurmazlarmış dükkanlarda. Alıp götürürlermiş.
Şimdi üç tane tiryaki kalmış . onlarda her sabah gelir, dükkan dükkan dolaşırlar, adeta boynu bükük giderlermiş . Bulurlarsa kitap alırlarmış.

Sahaflar çarşısı / Yanan Ormanlarda Elli Gün

Yanan Ormanlarda Elli Gün, Yaşar Kemal (Sayfa 96)Yanan Ormanlarda Elli Gün, Yaşar Kemal (Sayfa 96)