Yedi Kere Sekiz

8,3/10  (6 Oy) · 
6 okunma  · 
1 beğeni  · 
350 gösterim
"Çarpım tablosunu ezbere biliyordum. Daha zor ne olabilirdi ki?"

Çocuktuk biz. Başka türlüydü her şey. Eğlenmek istiyorduk; eğleniyorduk. Bir mutfağı mesela, yakmak istiyorduk; yakıyorduk. Azar işitmek istiyorduk; büyük olan bize kızsın... Kızıyordu babamız. Sonra hemen seviyordu. Seviyorduk. Yaramazlıklarımızın sonuçlarını bilmek tereddüte yol açmıyordu. Yaşamı ıskalamıyorduk. Güzeldik. Çocuktuk işte. Anlasanıza... Yedi Kere Sekiz?

Onur Gökşen, ilk kitabı "Bizim de Renkli Televizyonumuz Vardı" ile Kadıköy'e hiç gitmemiş, 80'lerde ergen olmamış, Mr. Spock'u tanımayan, commodore 64'ü görmemiş, hatta kızkaçıran atmamış olanlara bile "mahalle"yi anlatmıştı.

Aile fertlerimizden birine dönüşen iki kafadar kardeş Onur ve Mert ile muhteşem babalarının maceraları tam gaz devam ediyor. Kadıköy sokaklarından New York caddelerine, 8 mm film makinelerinden, aynalı gözlüklere kadar arayıp bulamadığınız ne varsa bu kitapta… Yedi Kere Sekiz'le bu nostaljiyi, başka hikayelerle, yeni maceralarla yaşıyoruz.
  • Baskı Tarihi:
    Nisan 2012
  • Sayfa Sayısı:
    161
  • ISBN:
    9786054054756
  • Yayınevi:
    Okuyan Us Yayınları
  • Kitabın Türü:
Evren Erarslan 
14 saat önce, Kitabı okudu, 22 günde, 8/10 puan

Onur Gökşen'in okuduğum ikinci kitabı oldu bu ay, üst üste okuyunca farkları daha iyi anlayabiliyorsunuz. Üslubunu daha geliştirmiş, anılar daha oturaklı duruyor bi kitapta. Özellikle kardeşi Mert'i o kadar anlatıyor ki, tamamıyle onun üzerinden yürüyor hikayeler. Beğenerek okudum.

Kitaptan 1 Alıntı

"Bir anne çocuğuna kendisi ısıtsın da yesin diye sebze yemeği yapıyorsa açlıkta ölmesini istiyordur bence."

Yedi Kere Sekiz, Onur GökşenYedi Kere Sekiz, Onur Gökşen

"Hava çok soğuktu, yürürken kardeşim ağzıyla hoh yapıp çıkan buharları izliyor, ben de ona bakıp 'Acaba kardeşim sonsuza kadar böyle salak bir çocuk mu olacak?' diye düşünüyordum

Yedi Kere Sekiz, Onur GökşenYedi Kere Sekiz, Onur Gökşen