Zeliş Tütün Zamanı 1

7,3/10  (13 Oy) · 
65 okunma  · 
11 beğeni  · 
786 gösterim
Edebiyatın her alanında verdiği birbirinden başarılı ürünlerle çağdaş Türk sanatının önde gelen adlarından biri olan Necati Cumalı, "Tütün Zamanı" genel adı altında düşündüğü üçlünün ilk romanı olan "Zeliş"te çarpıcı bir aşk öyküsünü eksen alarak, tütün ekicilerinin yaşamlarını yansıtıyor.

Aşkını, aile çevresini, bütün bir kasaba halkına karşı tek başına cesaretle savunan Zeliş, romanın yayımlandığı günden beri, Türk edebiyatının en sevilen kadın kahramanlarından biri oldu. 1960'ta sinemaya, 1973'te televizyona aktarılan "Zeliş", Türkiye radyolarında da, radyo oyunu olarak birçok kez yayınlandı.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Mayıs 2011
  • Sayfa Sayısı:
    256
  • ISBN:
    9789757720614
  • Yayınevi:
    Cumhuriyet Kitapları
  • Kitabın Türü:
Doğan Yalçın 
18 Eyl 14:42, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

Aşkın, cesaretin ve masumiyetin buluştuğu kitaptır; “Zeliş”.

Ercan Kesal’in son zamanlarda verdiği bir röportajında okuduğum bu satırların özellikle son cümlesi bugünün bazı gençlerin kitap ve edebiyat anlayışını çok iyi tarif ettiğini düşünüyorum. Olduğu gibi aşağıya alıyorum alıntıyı; “… Bu kadar aynileşmek, düzensiz bir vasatın esiri olduğumuzu gösteriyor. Bu karşımıza mimaride TOKİ, televizyonda evlilik programı, edebiyatta da markette tezgâhın yanında satılan kitap olarak çıkıyor.” Bunu buraya aldıktan sonra asıl ne demek istediğimi yazabilirim artık, suçlunun kim olduğunu da hepimiz biliyorum sanırım.
Necati Cumalı’yı günümüz kitap okuyan insanların yüzde kaçı bilir? Kaçı hayatında bir eserini eline alıp okumuş? Kaçı dillinin efsunluğa kapılık konunun derinliğinde geçmişi ve geleceğini sorgulamış? Bu toprakların insanlarını anlamaya çalışmış? Ve Necati Cumalı gibi daha nicesi… Ben kendim bu soruya cevap aradığımda korkunç sonuçlarla karşılaştım. Çünkü bizim insanlar- özellikle gençler- için edebiyat artık; Ercan Kesal’in İfadesiyle market tezgâhında satılan, bestseller furyasında dönüp dolaşan cicili bicili kapaklı, zengin kızı fakir oğlanı anlatan kitaplar demek. Haliyle bu da etrafta edebiyat adına yazılmış bir sürü kalitesiz eser demek.


Şiir, roman, hikâye, deneme, tiyatro, günce gibi pek çok türde eser vermiş bu usta yazardan, yine usta kalem olan Yaşar Kemal; “ Yaşlanmaz Şair çocuk ” diye bahseder. Çok sayıda eserin ve ödülün sahibi olan yazarı umarım hak ettiği şekilde tekrar hatırlarız ve eserlerini okumaya başlarız.

Usta yazarın bu eseri ilk zamanlarda “Tütün Zamanı” başlığıyla çıksa da daha sonra “Zeliş” adıyla yayınlanır. Eserin konusuna yabancı olduğumuz söylenemez. Bilindik bir konuyu yazıya aktarırken kullandığı eski kelimeler, kurduğu sağlam cümleler, betimlemeler karşınıza muhteşem bir eser çıkartıyor. Necati Cumalı’nın konu üzerindeki hâkimiyeti, Ege Bölgesinin insanını çok iyi tanıması ve yörenin coğrafyasına hâkim olması eserin sağlamlığında büyük bir etkendir şüphesiz.
Şöyle kısaca kitabın konusundan bahsedecek olursak; Recep’in kızı olan ana karakter Zeliha’nın kardeşiyle beraber ipini koparan keçilerini Topal Avni Bey’in bahçesinde almasıyla başlar hikâye. Zeliha, -sonrasında kendisine Zeliş diye seslenirler ve bu isimle devam eder kitap- son derece güzel, alımlı, herkesin dikkatini çekebilen bir kızdır. Keçisini almaya giderken Zeliş’in bu güzelliğinin karşısında bocalayan Cemal’in artık gözü Zeliş’ten başkasını göremez olur. Sadece Kadıovacıklı Cemal değil Cemal’in annesi ve babası da Zeliş’in güzelliğine hayran kalırlar, oğullarını bu konuda cesaretlendirir ve Zeliş’in peşini bırakmamasını söylerler. Nitekim Zeliş’e vurulan sadece Cemal değildir. Zeliş’in babasına kızı karşılığında yardım eden, para veren, hediyelere boğan zengin tanınmış Bekir Bey’de Zeliş’i babasında ister. Babası bu kadar yardıma ve paraya karşı kızını vermeye dünden razı olur.

Bir süre sonra Zeliş ile Cemal zaman zaman görüşür ve mektuplaşırlar- mektuplaşma bölümü kitabın en sevdiğim bölümlerinden biri oldu -. Bu görüşmeleri ve mektupları bilen bir isim daha var o da Zeliş’e vurulan Yaşar’dır. Sonrasında Yaşar, Bekir ve babası Recep Zeliş’in kaçırılması için Fehmi Bey’den yardım isterler. Belli paralar karşılığında hem Fehmi beyi ikna ederler. Zeliş bu hareketi duyar ve Cemal ile kaçar. Uzun bir süre hem peşine düşen jandarmalardan hem de babası ve peşindeki diğer insanlardan kaçarlar. Bu süre içerisinde Zeliş tüm ruhuyla kendini Cemal’e sunar. Usta kalem romanını çok ince bir mesajla bitiriyor; zira tüm çabalarına rağmen Zeliş ve Cemal yakalanırken Zeliş’in cesaretini ve köy halkının birleşip Recep beyi şikâyetinden vazgeçirmeleri zulme karşı birliğin korkaklığa karşı cesaretin gücünü biz okurlara hatırlatmış oluyor.

Eserin en büyük özeliği; temposu hiç düşmeyen, okuru alıp sürükleyen, heyecan ve maceranın köy romanlarının içindeki yerini hep koruyan, okuyucu tüm umudun kestiği anda okuyucusunu yanıltabilen, en önemlisi de; bunu yaparken ne çok sade ne de anlaşılmaz diyebileceğimiz bir dilden uzak durmasıdır. Her kelimesi, her cümlesi, her paragrafı çok ince eleyip sık dokuduğu daha ilk sayfada anlaşılıyor. Her sağlam okuyucu bunu görüp anlayacaktır.

Bu bir köy romanı olduğunu söylemiştik. Yer yer bir eleştiri kitabının özeliklerini barındırdığını da söyleyebiliriz. Yazar, benim de haklı olduğuna kesinlikle inandığım bir serzenişini; “ bizde beğenilecek her yazının anlaşılmaz olması öteden beri asıl olduğuna göre onların bu davranışlarına hiç şaşırmamak lazım! Toplumumuz Sadık Efendi’nin dilekçesine gelinceye kadar, anlaşılmaz sözleriyle bütün edebiyat jürilerini, bütün ünlü eleştirmenleri hayran eden nice sayısız şairler, nice büyük yazarlar yetiştirmiştir!” bu cümlelerle dille getirmiştir. Yazarın dilli bu cümlelerin etkisi altında biçimlendiğini bu kitapta görebiliyoruz. Ve ortaya koyduğu eserde yazarı haklı çıkarmıştır. Sadece bununla kalmaz yeri geldiğinde o zamanın nüfus sahibi olan insanların her şeyin üzerindeki hâkimiyetlerini de ince bir ironiyle dille getirmiş, özellikle adalet sisteminin üzerindeki etkilerini ve hiyerarşi çemberindeki karakterlerin rollerini ince göndermelerle eleştirmiştir.

O eski edebi dillin zevkini tatmak isteyen, eski köy insanların birbirlerine karşı davranışlarını merak eden, değerlerin ortak paydasında buluşan insanların o masumiyetlerine şahit olmak isteyen her okur için Necati Cumalı’nın bu kitabı bir fırsattır. Aşkın, cesaretin ve masumiyetin buluştuğu kitaptır; “Zeliş”.

Yaren Sıla Koç 
18 Tem 21:56, Kitabı okudu, 15 günde, 8/10 puan

Kitapta aşık olan iki gencin birbirine olan aşkına hiçbir şeyin engel olamayacağı, her ne koşulda olursa olsun birbirlerinden vazgeçmeyecekleri çok güzel bir şekilde anlatılmıştır. Tütün Zamanı serisinin ikinci kitabını da okumayı düşünüyorum. Herkese tavsiye ederim :)

ARİFE ERZURUMLU 
13 Tem 09:57, Kitabı okudu, 13 günde, Beğendi, 7/10 puan

Kardeşimin edebiyat öğretmeninin tavsiyesi üzerine almış olduğumuz bir kitaptı. Yeditepe üstünde kurulan küçük bir şehir olarak bahsedilen Urla'da geçen olaylar silsilesi... Necati CUMALI betimlemeleri, tasvirleriyle ve duyguları okura aktarabilmesiyle çok başarılı bir yazar olduğunu bana ispatlayabildi. Kitabı okurken bu bir türk filmi olmalı demekten kendimi alamadım. Acaba benim gibi düşünen birileri var mı diye ufak çaplı bir araştırma yapayım dedim ve aslında çoktan filminin çekildiğini öğrendim. Bu mutluluk beni yarına kadar götürebilir.

Necati CUMALI'ya Saygılar...

ali sahin 
11 Kas 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 5/10 puan

lise yıllarında okumuştum köy yerinde bir çok gerici duruma karşı aşkını inkar etmeyen ve saklamayan bir genç kızı anlatıyordu..

Kitaptan 1 Alıntı

kübra kaya 
24 Şub 10:10, Kitabı okudu, Puan vermedi

Bugüne değil de geleceğe ait düşlerle yaşanılan çağda bir kumaşı beğenip alamamanın hüznü ne kadar sürer?

Zeliş, Necati Cumalı (Sayfa 146)Zeliş, Necati Cumalı (Sayfa 146)