tarihte bugün; bugünü düşünmüştüm
22:33
Aylak aylak dolaşıyorum içimin kenevir kokan sokaklarında. Kelimeler biriktiriyorum, kelimeleri birleştiriyorum. Kelimeler çoğalıyorlar. Onlara isim veriyorum, onlara ismimi veriyorum bir kadının isminden faydalanarak.
-şiirler derman değil, fermandır; ölüm adı altında yazılan.
22:38
Aldırmıyorum şarkılara ve rakıyı susuz içer gibi yaşıyorum hayatı. Kendi halinde, ıssız, inzivanın en kuytu, en ücra köşesinde. Pisliğin, farelerin, yalnızlığın kol gezdiği, yönetim şeklinin bile yalnızlık olduğu karanlıktan bir ülkede. Kimseye neden aşıksın diye sormuyorum, kimseye neden yalnızsın diye sormuyorum, kimseye soru sormuyorum. Sırf onlar bana sorduğunda sanane diyebilmek için. Ve taviz vermiyorum hiç kimseye yalnızlığımdan. Hani kaderimse çekecek bir şey kalmadığındandır.
-bir şey var, dikkat edinilesi; etrafınız size kalabalık geldiği kadar yalnızsınız.
23:00
Yaşanmışlıklar biriktiriyoruz hayat denilen anahtarını kaybettiğimiz kumbarada. Giderek eziliyoruz, giderek eziyor bizi geçmişimiz ve bu kadar ezilmişlik yetmezmiş gibi gözümde büyüttükçe küçülen insanların hüznünü yaşıyorum. Aslında ben yaşamazken en çok bu hüzünleri yaşıyorum. Kırılıyorum, kırıyorlar beni. Ve ben biliyorum ki kırılmış bir dal küs kalamaz gövdesine. Yeşeremiyorsa, kurur gider.
-bir şey daha; insan yerin dibine girdikçe kuş bakışı bakıyor insanlara.
bir bardak çay;
23:32
Düzen bozuksa, illa ki düzülen de bozulur en yakın zamanda. Kızmıyorum bu yüzden, kızarıyorum. Yüzüm kızarıyor aklıma gelen güzel gözlüye. Neyse. Gece bir, birden gelen hüzün iki, ikide bir aklımı yoklaman ve kapının sessizliği üç, üçten sonra bir b..kun olmaması dört. (dört sayılmaz) Sonuç olarak; hayvan gibi yalnızım kadın, saçının tek bir teline bile ihtiyacım var.
-sonra bir şey