Merhabalar.Okuduğum kitaplardan kendime notlar alıyorum ki ileride dönüp bakabileyim,meraklılar da bakabilsin. Lütfen kitap mevzusu dışında mesaj atmayınız, mesajlaşmaya ve burada tanışmaya vaktim yok. Saygılarımla.
Beyin, zaman ve kaynaktan tasarruf sağlayan varsayımlarda bulunarak, dünyayı yalnızca ihtiyacı olduğu kadarıyla görmeye çalışır.
Kendimize onlarla ilgili sorular sormaya başlayana kadar çoğu şeyin bilincine varmadığımızı anlamaya başladığımız anda, kendi derinlerimize inme yolunda yaptığımız yolculuğun ilk adımını da atmış sayılırız . Bu noktada, dış dünyada algıladığımız şeylerin, beynin erişme olanağı bulamadığımız bölgelerince üretildiğini anlarız.
... duyularınıza güvenmek konusunda alacağınız ilk ders şudur: Siz siz olun, güvenmeyin. Bir şeyin doğru olduğuna inanmanız ya da doğru olduğunu bilmeniz, onun gerçekten doğru olduğu anlamına gelmez. Savaş pilotlarının akıldan çıkarmamaya çalıştığı en önemli ders "cihazlarınıza güvenin"dir. Çünkü duyularınız size en alçakça yalanları söyleyebilir ve siz kokpit kadranları yerine bunlara güvenmeyi yeğlerseniz, yere çakılırsınız . Sonuç olarak, biri
size bir daha "Kime inanıyorsun, bana mı, yoksa gözünün gördüğüne mi?"sorusunu sorduğu zaman, yanıt vermeden önce iyice düşünün.
Beynin kurguları görme ve işitmeyle sınırlı değildir; zaman algısı da bu tür bir kurgudur.
Algı dünyanız her zaman gerçek dünyanın gerisinde kalır.Bir başka deyişle dünyaya ilişkin algınız, gerçek anlamda canlı olmayan bir canlı yayın gibidir
İlginçtir ki şizofreni hastaları kendilerini gıdıklayabilirler. Bunun nedeni, motor hareketlerle sonuç duyumların doğru biçimde sıralanmasını engelleyen bir zamanlama sorunu yaşamalarıdır.