Hatice

Hatice
@001_HATICE
Merhabalar.Okuduğum kitaplardan kendime notlar alıyorum ki ileride dönüp bakabileyim,meraklılar da bakabilsin. Lütfen kitap mevzusu dışında mesaj atmayınız, mesajlaşmaya ve burada tanışmaya vaktim yok. Saygılarımla.
(2. Kısım) ... kendimi ilk başta içinde bulduğum belirsizce sürüklenme halinden kurtulmayı başarmıştım. Peki bulduğum çözümün, keşfimin canalıcı noktası neydi? ... ... her yerde "Şunu yapmalıyız, bunu yapmalıyız, daha cesur olmalıyız, komşumuzu daha çok sevmeliyiz, yalanlardan ve ikiyüzlülükten kurtulmalıyız," deniyor. Ama hiçbir yerde "Neyi yapacak gücümüz var?" sorusunu duymuyoruz. Kimsenin sormadığı bu soruya cevap da verilmediği için kendim bir cevap bulmaya çalıştım. Anladım ki çabalayarak yapabileceğim şeyler vardı ama çabalasam da yapamayacağım şeyler de vardı. Mesela "yap" demekle hareket edebilirdim ama ustalıklı bir şekilde hareket edemezdim; kendimi ne kadar tembel hissedersem hissedeyim kalkıp tenis oynamaya gidebilirdim ama sırf söylemekle "çift hata" yapmaya engel olamazdım. Normal şartlar altında aklıma gelen her şeyi söylemeye ya da hiçbir şey söylememeye kendimi zorlayabilirdim ama söyleyeceğim şeyin ilginç olmasını zorla sağlayamazdım. Bazen irademi kullanarak bir duygumu belli etmeyebilirdim ama zorla kendime bir şey hissettiremezdim.* Doğrudan gayret göstererek birini sevemez, kendimi mutlu edemezdim. **Peki tamamen irademin kontrolü altında olan ne vardı?** En azından potansiyel olarak bu şekilde kontrol edilebilecek tek şey bana dikkat gibi görünüyordu. Belli bir yöne baktığımda **gördüğüm şeyleri kontrol edemezdim ama en azından genel olarak ne yöne bakacağımı kontrol edebilirdim. Aynı zamanda dikkatimle ne yaptığım, gözlemlemeden onu kendi kendine dolanmaya mı bıraktığım** yoksa hareketsiz ve beklentili mi tuttuğum, duyargalarımı bedenimin ötesine mi uzattığım yoksa beynimin içinde iğne deliği kadar bir aydınlık noktaya mı daralttığını da gördüğüm şeyi belirliyordu. ... bencilliğin irade
Sayfa 181·Kitabı okuyor
Reklam
ne deha, ne sefkat ve belagat
(Özet- genel bakış niyetine- 1. Kisim) Bu deneye başlamadan önce, hayatın içinde sorgulamadan sürüklendiğim zamanlarda hayatımı *olaylarla* ölçerdim. Genelde "iyi vakit geçirmek" olarak görülen şeye kavuştuğumda mutlu olduğumu *zannederdim*. Ama her günkü mutluluğun hesabını tutmaya başladığımda, kendine özel bir niteliği olan bazı anların farkına vardım, bu nitelik ****etrafımda olup bitenden tümüyle bağımsızdı**** zira bazen en önemsiz durumlarda ortaya çıkıyordu. Bu anların özel olmasının sebebi, "güzel vakit geçirmek"ten anladığım şeyin çok ötesinde bir mutluluk hissi vermesi ve gündelik kayıtlarımdaki diğer bütün kaygıları gölgede bırakmasıydı. Bu anların tesadüfen bir kenara çekilip kendi deneyimime ***geniş bir odakla baktığım, hiçbir şey istemediğim ve her şeye hazır olduğum*** zamanlarda ortaya çıktığı sonucuna vardım zamanla. Çalışmalarımın geri kalanı bu bakma becerisinin neye bağlı olduğunu ortaya çıkarma teşebbüsüne dönüştü. Sadece farklı şeylerden keyif aldığımı değil farklı şeyler istediğimi de fark ettim. Körlemesine yaşadığım zamanlarda farklı isteklerle oraya buraya savruluyordum, ama onlara bakmayı bıraktığımda şamataları dindi ve kendi içimde çok daha derinlerden çıkıp geliyormuş gibi görünen başka isteklerin farkına vardım. Hayatta olduğuma emin olduğum kadar emindim ki mutluluğun *gerekçeye ihtiyacı yoktu**, aynı zamanda yaptığım şeyin benim için doğru olduğuna dair nihai sınavdı. Ancak
Sayfa 178·Kitabı okuyor
Bakma eylemi kendi başına bütün varlığımı değiştiren bir güçtü.
Sayfa 173·Kitabı okuyor
En azından bir kez olsun bildiğin her şeyle -bütün evrenle- tam bir teslimiyet içinde yüzleşemezsen ve "sen olmayan" her şeyin üzerinden aşıp seni yutmasına izin vermezsen kalıcı bir emniyet hissi kazanamazsın. Ancak yok olmayı kabullenmeye hazırlıklı olabilirse insan, asıl ölüm hali olan o ruhun "yalnız ikameti" hissinden kurtulabilir.
Sayfa 168·Kitabı okuyor
Öyleyse en büyük günah herhangi bir düşünceyi reddetmekti, çünkü ancak her şeyi incelemekle kör düşüncemi çocuksu meşgalelerinden uzaklaştırabilir ve gerçek, gündelik sorunlarda bana yardımcı olmaya yönlendirebilirdim. Bu şekilde bana hizmet etmesini her sağladığımda, daha önce yük atı gibi gördüğüm, sürülmesi, kırbaçlanması, araba oklarının arasında isteksizce güdülmesi gerektiğini zannettiğim düşüncemin belki de aslında Pegasus olduğunu, hiç bilmediğim yerlerden yanıma uçup geliverdiğini düşünmeye başladım.
Sayfa 165·Kitabı okuyor
Reklam