Adliye sarayının halka açık koridorlarında yürürken, kendimi âdeta özgür ve huzurlu hissettim; ama önümde sadece mahkûm edenler ve mahkûm edilenlerin girebildiği basık kapılar, gizli merdivenler, iç dehlizler,boğucu uzun koridorlar belirdiğinde bütün kararlılığım kayboldu.
Böylece ölümümden sonra üç kadın oğulsuz, kocasız, babasız kalacak. Farklı türden üç öksüz; yasa açısından üç dul. Haklı olarak cezalandırıldığımı kabul ediyorum. Peki bu masumların suçu ne? Ne önemi var! Onurları lekeleniyor, felakete sürükleniyorlar: Bunun adı adalet.