"Yeni". Ne kadar da ümitvâri bir kelime değil mi? Adeta tüm pişmanlıkların, yapılan yanlışların üzerine çekilen bir sünger misâli... Yeni bir şans, yeni bir deneme, yeni bir seçim... Yenilenmek de buradan gelmiyor mu zaten? Üzerini örtüp arkada bırakmak istediğimiz şeylerden arınmak, küllerimizden yeniden doğmak.
Herkesin vardır bunu ümit ettiği, yeni bir sayfa açarak geçmişi geçmişte bırakıp yenilenmeyi seçtiği bir zaman...
Peki ya gerçekte böyle bir şansı olsa insanoğlunun, acaba yeni açtığı sayfanın kapatmaya çalıştığı sayfadan bir farkı olur mu?
"İnsan yaşı değil yaşadıklarıdır." derler. Bizi biz yapan seçimlerimiz ve sonucunda acısıyla, tatlısıyla yaşadıklarımızdır.
Böylece hayat ilmek ilmek karakterimizi işler üzerimize, her tecrübe bir tuğla olur kişiliğimize. Bir yerini sökmek istemek biraz da kendimizden eksiltmek değil midir, bizi biz yapan şeylerden?
Sökmek yerine sıkmak gerek bize, sımsıkı sarılmak gerek her bir ilmeğimize. Hayata yenilmeden yenilenmemiz gerek, her bir zerremizle...