János Boka gözlerini sıraya dikmiş düşünüyordu. Basit çocuk ruhunda derinden derine bir şeyler değişiyordu: Hayata dair, hani içinde hepimizin bazen kederli , bazen neşeli köleler olduğumuz hayata dair , bazı gerçekleri kavramaya başladığını hissediyordu.
Yoksul, zavallı basit insanlardı. Şimdiye kadar birçok derdi , kederi birlikte yaşamışlardı. O yüzden artık yakınmamayı da öğrenmişlerdi. Orada öylece durup , başlarını eğmiş, acıya katlanıyorlardı.