Zera

Kız Gibi dergi(2.sayı)/Meliha Mimar
Toplumun kanayan yarası sevgisizliğin acısı.
Alıntı
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
"Ne zaman hangi piyeste rol alsam, yeniden dünyaya gelmiş gibi sevinç duyuyorum.Hayatımın en acı günü bütün hayatımı, gençliğimi bütün varlığımı bağlamış olduğum sahnelerden ayrılacağım gündü." Afife Jale
Tiyatro
Kız Gibi dergi(2.sayı)/Asude Geme
Mahremiyet adı altında çizilen sınırlar, aslında bizi küçülttü, susturdu. "El alem ne der?" diye başlayan cümleler, kendi kararlarımızın önüne geçti. Kendi bedenimizle aramıza mesafeler girdi. Bize ait olması gereken şeyler bile bizim olmaktan çıktı. Var olduğumuz sürece haklarımız tartışıldı, yok sayıldı.
Alıntı
Kız Gibi dergi(2.sayı)/ İlayda Cansu Özturan
...kavuşmayı hayal ettirmiyor sana. Sadece o eksikliğin ne kadar derine yerleştiğini gösteriyor; adını biri yanlış söylediğinde bile içinin çekileceğini. (Film: Beni Adınla Çağır)
Alıntı
Kız Gibi dergi(2.sayı)/ Selcan Çakar
Birçok kadın, toplumsal bariyerlerin aşılamaz olduğuna inanarak değişim için adım atamaz. Oysa ki farkındalık, bu zinciri kırmanın ilk adımıdır. Bir kadın kendisine dayatılan rolü sorguladığında, kendi gerçekliğini inşa edebilecek bir alan da yaratmaya başlar. Simone de Beauvoir'a göre kadın olmak, yazgıya mahküm olmak değil; yazgıyı yeniden yazabilme cesaretidir. Kadın, kendi hikâyesini yeniden yazabilir. Bunu yapmak kolay değildir, çünkü direnç sadece dışarıdan değil, bazen en çok içeriden gelir. Ama yine de özgürleşmenin yolu, tam da bu sorgulamada yatar.
Alıntı