Birçok kadın, toplumsal bariyerlerin aşılamaz olduğuna inanarak değişim için adım atamaz. Oysa ki farkındalık, bu zinciri kırmanın ilk adımıdır. Bir kadın kendisine dayatılan rolü sorguladığında, kendi gerçekliğini inşa edebilecek bir alan da yaratmaya başlar.
Simone de Beauvoir'a göre kadın olmak, yazgıya mahküm olmak değil; yazgıyı yeniden yazabilme cesaretidir. Kadın, kendi hikâyesini yeniden yazabilir. Bunu yapmak kolay değildir, çünkü direnç sadece dışarıdan değil, bazen en çok içeriden gelir. Ama yine de özgürleşmenin yolu, tam da bu sorgulamada yatar.