Zera

Zera
@00ld_ami
Firkatindir
Bir zaman gözyaşlarıyla sen değil miydin bana Her dakika aşkı bî-payanını tekrar eden? Ya neden şimdi terahhüm etmiyorsun halime Böyle zulmetmez, cefa etmez, Hüda'dan ar eden
Sayfa 83·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam
Sedat İçin
Bir sönmeyen hicran ateşi var içerimde Topraklara gömmek seni varmış kaderimde
Sayfa 82·Kitabı okudu
Alıntı
Ya eyle vuslatınla şâd ya gamdan et beni azad Yeter cevrin tarahüm et düşün ki ben de insanım
Sayfa 75·Kitabı okudu
Alıntı
Şair Yaşar Nezihe Bükülmez 92 yaşındadır. Ölüm döşeğinde yatmaktadır. Ama O, şu dünyadan göçüp gitmeye hiç de niyetli değildir. 'Emeklerim, şiirlerim' diye çırpınıp durmakta, Azrail'le cebelleşmektedir. Hayat köprüsünün iki ucu arasında çırpınan bu insan, ölüm yolculuğuna nasıl uğurlanabilecekti? Yaşlı bir yakını çağrılır. Gelen uğurlayıcı, onun çileli ve onurlu geçmişini çok iyi bilmektedir. Bir annenin bebesine söylediği ninniler gibi, o da Şair Ana'ya masallar anlatmaya başlar: Şiirlerin boşa gitmedi Ana'mız der. Bak duyuyor musun, emekçiler geliyor. Şiirlerini okuyarak geliyorlar. Sana işkence edenlerden öcünü aldık diyorlar. Anamızı omuzlar üzerinde taşıyacağız diyorlar. Şair Ana'nın yakını, sözlerini şöyle bitirir: 'Huzur içinde öl Ana'mız. Emeklerin boşa gitmedi."
Sayfa 37·Kitabı okudu
Alıntı
Muhsin Macit, "Yaşar Nezihe her ne kadar İstanbullu olsa ve gazeller söylese de şehir hayatının kıyısında ve modası geçmiş bir şiir geleneğinin ortasında yaşadığı için sesi merkezde değil, çok uzak bir muhitte Urfa'da yankı bulmuştur" diye açıklamıştır.
Sayfa 24·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam