Bir zaman gözyaşlarıyla sen değil miydin bana
Her dakika aşkı bî-payanını tekrar eden?
Ya neden şimdi terahhüm etmiyorsun halime
Böyle zulmetmez, cefa etmez, Hüda'dan ar eden
Şair Yaşar Nezihe Bükülmez 92 yaşındadır. Ölüm döşeğinde yatmaktadır. Ama O, şu dünyadan göçüp gitmeye hiç de niyetli değildir. 'Emeklerim, şiirlerim' diye çırpınıp durmakta, Azrail'le cebelleşmektedir. Hayat köprüsünün iki ucu arasında çırpınan bu insan, ölüm yolculuğuna nasıl uğurlanabilecekti? Yaşlı bir yakını çağrılır. Gelen uğurlayıcı, onun çileli ve onurlu geçmişini çok iyi bilmektedir. Bir annenin bebesine söylediği ninniler gibi, o da Şair Ana'ya masallar anlatmaya başlar: Şiirlerin boşa gitmedi Ana'mız der. Bak duyuyor musun, emekçiler geliyor. Şiirlerini okuyarak geliyorlar. Sana işkence edenlerden öcünü aldık diyorlar. Anamızı omuzlar üzerinde taşıyacağız diyorlar. Şair Ana'nın yakını, sözlerini şöyle bitirir: 'Huzur içinde öl Ana'mız. Emeklerin boşa gitmedi."
Muhsin Macit, "Yaşar Nezihe her ne kadar İstanbullu olsa ve gazeller söylese de şehir hayatının kıyısında ve modası geçmiş bir şiir geleneğinin ortasında yaşadığı için sesi merkezde değil, çok uzak bir muhitte Urfa'da yankı bulmuştur" diye açıklamıştır.