Not: Belki de AKP ne yapmalı, CHP nasıl yapmalı, MHP
nerede kalmalı, bağımsızlar hangi adımı atmalı türünden bilmiş bir yazı daha iyi giderdi: Üç gün peşpeşe dizilen bu nevi yazıları oturup yazarken dahi içim için için kanayıp durmazdı!
Haber Türk Gazetesi, 01.07.2011
…Bu olay tarihe Yafta Hadisesi olarak geçmistir. Misyonerlerin Merzifon karargâhında bulunan
"Sklostil" aletiyle basılan bu Türkçe yaftalar (bildiriler), 01 Ocak 1893'te Orta Anadolu'daki birçok şehir, kasaba ve köye gönderilmiş, 06 Ocak 1893 (25 Kânunuevvel 1308) Cuma gecesi cami ve kilise kapıları başta olmak üzere birçok yere aynı anda asılmış veya dağıtılmıştır. Bu bildirilerin bazılarında Sultan Abdulhamid'in sonunun geldiği, yakında Batı’dan bir gücün (ingilizlerin) gelerek tıpkı Hindistanda oldugu gibi ülkeyi ve Müslümanları kurtaracağı, bazılarında da Ermenilere karşı cihat ilan edileceği, mallarının vagmalanacagi ve hepsinin kalçtan geçirileceği gibi ifadeler yer alıyor ve altında da "Vatansever İslamlar Komitesi" ibaresi bulunuyordu. Böylece Ermenilerle Türkler birbirlerine karşı kışkırtılarak Batılı büyük devletlerin müdahalesi amaçlanmıştı.
Osmanlı Arşivinde de, Lord James Bryce'in Garabed Tomayan'a (?) şöyle dediğine dair bir belge bulunmaktadır "Ermeniler itibar istiyorlarsa böyle olmaz. Bir büyük karışıklık çıkarmalılar: Kimileri asılmalı ve kimileri kesilmeli. Türklerle kavgaya tutuşmalı ki biz de o zaman işin içine girip onların amaçlarına ulaşmalarına yardım edelim." Robert Kolej'in kurucusu Cyrus Hamlin de "Ermenilerin Tehlikeli Bir Girişimi" başlıklı makalesinde bu olayların "ihtilalci Ermeni Hınçak Partisi" tarafından tezgahlandığını, bu partinin önde gelenlerinden birinin kendisine "Ermenilerin Türkleri ve Kürtleri öldürmek ve köylerini yakmak için fırsat aradığını, sonra dağlara kaçacaklarını, bunun üzerine Müslümanların savunmasız Ermenileri katledeceğini, onların feryadına büyük devletlerin kayıtsız kalmayacağını ve tıpkı Bulgaristan'da olduğu gibi Ermenileri de hürriyetlerine kavuşturacaklarını söylediğini" ve "bunun aptalca bir hesap"
§
"Ancak aşırı kıskançlık, kimsenin dostu değildir. Bu, yıkıcı ve zararlı bir duygudur ve hem kıskançlık hissini yaşayan kişi hem de etkilenen kişiler için büyük bir sıkıntıya yol açabilir. Kıskançlık duygularıyla başa çıkmanın anahtarı, öz farkındalıktır. Karen, "Kıskançlık hissettiğinizi fark ederseniz, korkularınızın veya güvensizliklerinizin nereden geldiğini görmek için kendinizi gözden geçirin" tavsiyesini veriyor. Kıskançlığınızı tetikleyen şeyleri tanımak, bu duyguları zarar vermeden önce yönetmeye başlamanızı sağlar. Emma, "Başkalarına değil, kendinize odaklanmaya çalışın" diyor ve ekliyor: "Birine karşı kıskançlık hissediyorsanız, kendi güçlü yönlerinizi ve başarılarınızı hatırlayın. Başkasının sahip olduklarına takılmak, kendi durumunuzu geliştirmek ve daha tatmin edici bir yaşam sürmek için harcayabileceğiniz zamanı azaltır." "
§