Halil Ç

Halil Ç
@01Halil
Kaybettiğin yerde bekleme; güçsüzler öyle yapar. Sana kapanan kapıyı bir daha çalma, çünkü kapanan kapıyı ancak acizler çalar. Unutma ki, bu aşağılık dünyadasın; kötülüğü baştacı edip, iyiliği çılgınlık sayan bir dünyada… Şunu iyi bil ki; şeytan da kutsal kitaplardan örnekler verebilir. Ve cehennem boş, şeytanların hepsi burada… Her düşünceni dile getirme, sana yakışmayan hiçbir düşünceyi hayata geçirme. Samimi ol, fakat basit davranma. Huzur ancak gökyüzünde vardır; biz ise yeryüzündeyiz. Utan ey çağ! Soylu insan yetiştiremez oldun. Arama boşuna, bulunmak istemeyeni. İnsanlar göründükleri gibi olmalıdır; eğer değillerse, hiç görünmesinler daha iyi.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Tuttukları dilek için bile para verir insanlar. Havuzlara, kuyulara para atarlar. Dileğini bile satın almaya alışmış birine barış hediye edilmez, satılır. Ama benim durumum biraz farklı. Ben hiç bir yere para atmıyorum. İçimde bir kutu var. Onun için de, ne zaman içime bir şey atsam, bir dilek tutuyorum!
Sayfa 69·Kitabı okuyor
Ne de olsa uzun zamandır insan nesnenin önderliğinde ilerliyordu. Daha doğrusu, yeni olan hangi nesne varsa insanı o yönetiyordu. İnsan sadece yeni olana sahip olmak için çalışıyordu. Yeniliğin ve yeni olan her şeyin ne kadar sevildiğini düşündüm. Bebekler bile belki de bu yüzden seviliyordu. Hiç kullanılmamış insan oldukları için.
Sayfa 39·Kitabı okuyor
Etrafımdaki herkesin acelesi vardı; ama bir havaalanında olduğumuz ve binecekleri uçaklara geç kaldıkları için değil, acele etmeye bağımlı oldukları ve acele etmeden nasıl yaşanır bilmedikleri için. Çünkü bu çağda her şey acildi. Sokaklar, caddeler ve evlerdeki hayat daima aceleyle yaşanıyordu. Dolayısıyla, her yerde olduğu gibi bu havaalanında da insanlar yanımdan bir ambulans gibi geçip gidiyordu. Evet, tam da ambulanslara benziyorlardı. Çünkü aslında acil olan tek şey, içlerinde taşıdıkları hastanın durumuydu. Çünkü o hasta; aşktan bilgiye, paradan tatile kadar bu hayatta her şeye geç kaldığına dair sanrılar görüyor ve geç kalma nöbetleri geçiriyordu. Ancak ambulansın acilen yetişmeye çalıştığı yer elbette bir hastane değil, ölümdü. Doğal olarak, bütün bu hastaların ölümü de acil olacaktı. O kadar acil ki gözlerini kapatmaya fırsat bulamayacaklardı. Gözleri açık gidenler nesli olarak da insanlık tarihinde görünmeleriyle kaybolmaları bir olacaktı. Bir illüzyonistin el çabukluğu hızında yok olacaklardı; tam da kendilerine yakışan biçimde. Çünkü hayatları bir illüzyon gösterisinden farksızdı: sihirli gibi… ama değil.
Sayfa 38·Kitabı okuyor