"İnsanlar inayet halinden düştüklerinden (mecazi olarak cennetten kovulduklarından), zaman ve zihin alemine girdiklerinden ve Var'lığın farkındalığını yitirdiklerinden beri, yani binlerce yıldır, acının pençesinde olmuşlarıdır. O noktada onlar kendilerini yabancı bir evrende -kaynaktan ve birbirlerinden kopmuş bir halde- anlamsız parçalar olarak algılamaya başlamışlardır."
“Birçok insan kafasında -sürekli kendisine saldırıp onu cezalandıran ve yaşam enerjisini tüketen- bir işkenceciyle yaşar. Bu hem tarifsiz bir ıstırap ve mutsuzluğun hem de hastalıkların nedenidir.”