"Ağacın altında kitap okuyordum güya. Zehra bana gülümseyince kitaptaki harfler de güldü sanki. Ayağa kalkıp deli gibi koşmaya başladım. Âşık olunca ne yapacağını bilemeyenler koşardı çünkü. Hem de deli danalar gibi. Ben de öyle yaptım. Kalbimin gümbürtüsünü ayaklarımın gürültüsüyle susturdum."
"Aranan, daima en son bulunur. Tüm o boşuna arayış, kaderin bir oyunuyla aslında doğru kişinin değerinin anlaşılması için yaptırılmıştır. Dolayısıyla boşuna bir arayış sayılamaz."
"Babası, "Oğlum Aram sen sen ol, insanın gizlisini değil derdini anlamaya çalış!" da derdi. Bir saklıyı açık etmek, ustalık mahareti sayılmazmış. Maharet, işçinin derdini daha o söylemeden hissedip derdine derman bulmakmış."