Bir erkeğin gönlünden, hiç farkına varmadan gelip geçen şeyleri bir genç kız inanılmaz bir çabuklukla yakalar; gözleri, onların peşine takılır, geçerken çizdikleri yol, hafızalarında silinmez izler bırakır. Erkeğe gerçeklerin apaçık gösterilmesi gereken yerde, kadına hafif bir rüzgâr, işitilmez bir hava ür- permesi yeter. Bir genç kızın bir hafta önceki saf çehresini, kayıtsız hal- lerini birdenbire ciddi düşüncelerle ağırlaştırıveren ne olabi lir? Nedir bu düşünceler? Niçin? Bunlarda sanki bir erkeğin bütün mantığını, nazariyelerini, tecrübelerini aşan pratik bir felsefe, bütün bir hayat görüşü vardır