Merhaba kitap dostlarım
Sizlere Loresima’nın güzel kaleminden çıkan Tozlu Pembe kitabı ile geldim.Daha ilk sayfasından itibaren kalbe usulca dokunan, samimi ve duygusu yüksek bir hikâye.Bu hikaye bize sadece bir aşkı değil kırılmış yanlarımızı,yarım kalmış cümlelerimizi ve insanın kendiyle yüzleşme yolculuğuna çıkıyor.
Ayperi’nin omuzlarında taşıdığı geçmiş,onun en büyük yükü...Gülümsemesinin ardına sakladığı hüznü kimse görmezken,hayatına beklenmedik bir anda giren Ömer Seyirhan her şeyi değiştirecek o kişi oluyor.Ayperi kaçtıkça derinleşen duygular,Ömer’in kararlı ve sabırlı duruşuyla bambaşka bir anlam kazanıyor. Çünkü bazen en çok kaçtığımız yer,aslında kalbimizin ait olduğu yer oluyor.Karakterlerin kusurları,korkuları ve iç çatışmaları o kadar gerçek ki okurken sık sık “ben de böyle hissettim” diyorsunuz.Aşk ise tam anlamıyla tozlu pembe…Ne masalsı kadar uzak ne de acımasızca sert.Umutla kırgınlık arasında gidip gelen,insanın boğazında düğüm bırakan ama bir yandan da yüzünde ince bir tebessüm oluşturan bir duygu hâli…
Yazarın sade ama etkileyici dili,süslü cümlelere ihtiyaç duymadan duyguyu olduğu gibi hissettiriyor.Sevmenin,vazgeçmenin,bazen susmanın ve en önemlisi kendini seçmenin ne kadar kıymetli olduğunu hatırlatıyor.
Geçmişten kaçan bir kalp, gerçekten geleceğe tutunabilir mi?Tozlu Pembe tam da bu sorunun cevabını,kalbin en kırılgan yerinden veriyor.