Merhaba kitap dostlarım
Bugün sizlere Aydın Çolak’ın Sanal Vicdan kitabından bahsetmek istiyorum.Bir ceza hâkiminin kaleminden çıkmış olması esere bambaşka bir derinlik katıyor.Yazar mesleki tecrübelerinden süzdüğü gözlemleri insanın iç dünyasına dokunan bir kurgu ile harmanlamış.Bu yüzden satır aralarında yalnızca bir hikâye değil aynı zamanda hayatın adalet,vicdan ve insanlık sınavlarını da buluyorsunuz.Kitabın en çok hoşuma giden yanı diliyle sizi hiç yormadan düşündürmesi oldu. Okudukça hem toplumsal hem de bireysel anlamda kendime sorular sordum:
Gerçek vicdan nerede başlıyor, nerede bitiyor
İşte bu sorgulatma yönüyle bana çok kıymetli geldi.Karakterlerin yaşadığı ikilemler bazen insanın kendi hayatına dair sorularını da su yüzüne çıkarıyor.“Gerçek vicdan nedir, yapay olanla yer değiştirirse ne olur” gibi soruların peşinden giderken satır aralarında kendi iç dünyanızla da hesaplaşıyorsunuz.Özellikle günümüzün hızlı ve yüzeysel ilişkilerinde sanal dünyanın bize dayattığı “yeni gerçeklik” kavramını çok çarpıcı şekilde gözler önüne seriyor.Okurken yer yer rahatsız oldum.Çünkü insanın en mahrem duygularını,en kırılgan yanlarını hatırlatıyor.Ama işte bu rahatsızlık bence kitabın gücünden geliyor.Düşündüren, tartıştıran ve insana “ben olsaydım ne yapardım” sorusunu sorduran bir eser.
Sanal dünyanın soğuk yüzü ile insan vicdanının sıcaklığını karşı karşıya getiren bu eser bence her kitaplığın baş köşesinde yer almalı.Hem akıcı,hem dokunaklı,hem de düşündürücü bir roman arayan herkese gönül rahatlığıyla tavsiye ederim.
.
.#sanalvicdan
Sanal VicdanAydın Çolak · İkinci Adam Yayınları · 202434 okunma
Merhaba kitap dostlarım
Bugün sizlere hem aşkı hem dostluğu hem de romantizmi en güzel şekilde hissettiren bir kitaptan bahsetmek istiyorum: Nisan Yağmuru. Okurken zamanın nasıl geçtiğini anlamadığım,her sayfasında farklı bir duyguya kapıldığım bir kitaptı. Bazen tebessüm ettiren satırlar,bazen de kalbimi burkan anlarla doluydu. Öyle naif bir anlatımı var ki, bitirdiğinizde içinizde tatlı bir huzur bırakıyor.Nisan Yağmuru,hayatın tam da “artık böyle devam edecek” dediğimiz noktada hiç beklenmedik bir şekilde kapıyı çalan aşkı konu alıyor.
Nisan, kalabalıklardan uzak iş ve ev arasında sıkışmış kendi yalnızlığına sığınmış bir kadın. Küçük bir kasaba tatili ise onun için sadece bir kaçış değil yepyeni bir başlangıcın da kapısı oluyor. Bir aile işletmesine ortak olma kararıyla hayatının akışını değiştirirken geçmişinin nedenlerini, kırgınlıklarını da yavaş yavaş keşfetme fırsatı buluyoruz.
Diğer yanda Yağmur var dışarıdan hovarda, rahat ve özgür görünen ama içinde bambaşka fırtınalar kopan bir adam.İki farklı dünyanın insanı gibi görünen bu ikili aynı noktada kesiştiğinde ortaya merak uyandırıcı bir hikâye çıkıyor.Acaba aşk onları iyileştirecek mi,yoksa korkular ve sırlar arasında kaybolacaklar mı?
Aşkın gelişi çoğu zaman ansızın olur; insanın planlarına,mantığına hiç aldırış etmez.“Artık bitti” dediğiniz yerde kalbiniz yeni bir başlangıca kapı aralayabilir.Bu hikâyede aşkın tatlı heyecanını, ihanetin sarsıcı yüzünü,dostluğun şefkatli desteğini ve sevginin iyileştirici yanını aynı anda yaşadım diyebilirim.Satır aralarında hem kalbime dokunan kırılganlıkları hem de yeniden güç bulmayı hissettim.Bu kitap; aşkın sadece gençlikte değil, hayatın her döneminde insanı yeniden bulabileceğini hatırlatıyor. Romantik, sürükleyici ve düşündürücü bir yolculuğa hazır
Nisan YağmuruAynil Onur Yüksel · İkinci Adam Yayınları · 202169 okunma