Nasıl oluyor?Emek verip onların duygularını coşturan ya da dinginleştiren sanatkara iki metal parayı çok gören eller nasıl oluyor da öylesine uzanan bir dilenci eli gördüğünde birden bollaşıyordu?Müzisyenlerin yapamayıp da dilencilerin başardığı şey neydi?
Şu yerkürede değer adına eşya adına her ne varsa onu kalem doğurmuştur. Kalem dişidir Ali Rıza. Yeryüzünde kalemden daha doğurgan bir dişi yoktur. O tüm dişilerin ilahıdır. Yeryüzünde hangi türden olursa olsun Bir dişi kendi türü için doğurur sahiplenir. Oysa kalem herkes için o doğurduklarına sahiplenmez herkese verir. Eğer Allah'tan başka bir şeye tapılacak olsa kaleme tapılması gerekir gerçi o da ondan bir parça.
Paylaşılmamış bir şeyim var mı benim acaba?Evet gerçekten paylaşılmamış,paylaşmadığım,sömürülmemiş çalınmamış,istismara uğramamış,el sürülmemiş,el uzatılmamış bir şeyim var mı benim?
Merhaba kitap dostlarım
Sizleri bir süredir merak ettiğim bir kitapla tanıştırmak istiyorum.#minikısırıklıincir....Bu kitapta yalnızca bir hikâye değil adaletin,emeğin, sevginin ve vicdanın en sade hâllerine şahit olacağız.Sayfalar arasında bazen yapılan fedakârlıklara hayran kaldım bazen de yaşanan haksızlıklara öfkeyle sitem ettim.Okudukça insan kendi hayatını sorguladığı değerlerini ve sahip olduğu hakları bir kez daha düşünüyor.Akıcı dili sayesinde farkına varmadan son sayfaya kadar geldim.Kimi yerde içim umutla doludu,kimi yerde ise derin bir hüzünle baş başa kaldım.Hem düşündüren hem de duygulandıran bu eser kalbime dokunmayı başardı.
Bazı kitaplar vardır ki kapağını açtığınız an sizi alıp götürür.Sadece bir hikâye anlatmaz aynı zamanda bir ömrün izlerini,bir kalemin susmaya direnen gücünü de taşır.Ali Rıza Öğretmen’in hikâyesi de tam olarak böyle bir yolculuktu.Onun satırlarında bir öğretmenden çok daha fazlasını görüyorsunuz; hakikatin peşinden giden bir yazar,öğrencilerine ışık olan bir rehber,adaletsizliğe sessiz kalmayan bir vicdan…Her sayfa aslında hepimizin içinden bir şeyleri alıp çıkarıyor.Unutulmuş değerleri, görmezden geldiğimiz acıları,sessiz kaldığımız adalet arayışlarını.Yalın diliyle okuru hiç zorlamadan içine çekiyor ve okudukça kalbinize dokunuyor.Çünkü bu sadece bir bireyin mücadelesi değildi aynı zamanda toplumun belleğinde saklı kalmış bir çığlıktı.Ali Rıza Öğretmen’in sürgünlere,yargılara rağmen kaleminden vazgeçmemesi biz okurlara büyük bir ders veriyor.Gerçekler bazen ağırdır ama onları dile getirmekten daha onurlu bir yol da yoktur.Kitabı bitirdiğimde geriye sadece bir hikâye değil zihnimde yankılanan bir çağrı kaldı.
Kısacası bu eser sadece okunacak değil üzerine düşünülecek,dostlarla paylaşılacak belki de defalarca dönüp bakılacak bir