Merhaba kitap dostlarım
Sizlere Kalemiyle yeni tanışma fırsatı bulduğum Müjde Aklanoğlu'nun #nadas kitabıyla geldim.Müjde Aklanoğlu’nun kalemi sade ama derin ne abartılı ne de yüzeysel; tam kalbin orta yerine işleyen bir anlatıma sahipti.Peki şimdi Eymen ve Gülperi Sancaktar çiftiyle tanışmaya ne dersiniz?
Her şeyin bir yanlış anlaşılmayla başlaması aslında kitabın kaderini de belirliyor.Peri’nin yaşadıkları öyle ağır,öyle yürek burkucuydu ki çoğu zaman gözlerim dolarak okudum.Öksüzlüğün,yetimliğin üzerine bir de evde gördüğü eziyet ve baskı eklenince onun güçlü kalma çabası yüreğimi paramparça etti.Kuzeni tarafından taciz edilmesi, zorla nişanlı ilan edilmesi ve buna kimsenin ses çıkarmaması içimde büyük bir öfke uyandırdı.
Eymen’in kendi içine çekilişi yaptığı hatadan sonra bir tür “nadas”a yatışı çok anlamlıydı.Onunla Peri’nin yollarının hiç de planlanmamış bir şekilde kesişmesi ise hikâyeye hem heyecan hem de acı kattı.Özellikle otelde yaşanan o talihsiz olaydan sonra iki genç için hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağını hissetmek kitabın temposunu daha da artırdı.Peri’nin masumiyeti dik durmaya çalışırken yaşadığı kırılmalar, Eymen’in vicdanıyla mücadelesi… Hepsi o kadar gerçekti ki sayfaların arasına sıkışmış bir hayat hikâyesi değil de sanki çevremden tanıdığım insanların yaşadıkları gibiydi.
Nadas, sadece bir aşk hikâyesi değil;aynı zamanda hayatta haksızlıklara karşı verilen savaşın, masumiyetin ve yeniden yeşerme ihtimalinin hikâyesi.Okurken hem üzüldüm hem de içimde derin bir umut filizlendi.Okurken sık sık durup düşündüren kendinizi ve hayatınızı sorgulatan kitap.Belki de bu yüzden "Nadas" benim için sadece bir kitap değil aynı zamanda içsel bir yol arkadaşı oldu.
#okundubitti#müjdeaklanoğlukitapları#nadas
@müjde.aklanoglu.offical
Hasrem Yayınları
-Kollarımın arasında tuttuğum beden bir kuş tüyü kadar hafif,pamuk kadar yumuşak ve güneş kadar Göğsümde uyuyan yüzünü izlemek günümü daha parlak bir hale getiriyordu."IŞIĞIM"diye fısıldadım çenesini iki parmağımın arasında severken.Balca'nın bana hissettirdiği tam olarak buydu.
-Belki inanmayacaksın ama seni sadece bir kere yine de olsa görebilmek umuduyla kimseyi sevmedim.Şuradaydın Balca.Gögsümün altı savaş alanı gibi senin yüzünden ikisi de sensin ikisi de benim...Eğer istemezsen o başka.
-Geminin adı Çaykara mı?
-Üstünde yazdığına göre öyle.
-Ben Çaykaralıyım biliyorsun.Bu biraz garip hissettirdi.
-Bu benim Çaykara'm.Bir memleketten ya da bir gemiden çok daha fazlası.