"Neşesizliği günah olarak nitelerken sanırım abarttınız,"dedi. - "Hiç de değil," diye yanıt verdim. "Eğer günah sözcüğünü, yakınlarımıza zarar vermek olarak anlıyorsak tabii.
Biz insanlar, güzel günlerin bu denli az ve kötü günlerin bu denli çok olmasından yakınıyoruz. Tanrının her gün bağışladığı sevinçlerin tadını çıkarabilmek için her zaman açık bir yüreğimiz olsaydı kötülüklere dayanabilme gücümüzde olurdu.
Koşa koşa yola çıkıp tasarladığımız yere vardığımızda, değişen hiçbir şey olmuyor ve biz bütün yoksulluğumuzla, bütün sınırlılığımızla kalakalıyoruz, ruhumuz ise yitmiş bir doyumun özlemi içinde.