Bugün, yazarımız @ibrahimakbaş tarafından kaleme alınan "Kurumuş Güllerin Uçuşan Yaprakları" kitabıyla geldim. Öncelikle yazarımızın ilk kitabı olmasından dolayı nasıl bir kitapla karşılaşacağım hakkında bir fikrim yoktu ve bu durum bana iyi geldi. Biliyorsunuz genelde Türk edebiyatının tanınmış yazarlarından kitaplar okuyorum ve yazarların tarzı hakkında az çok bilgi sahibiyiz. Ama böyle sürpriz kitaplar beni daha çok heyecanlandırıyor.
KGDY, Deneme - şiir türlerinden oluşmuş bir kitap. Yazılar, "Aşk, Sevgi, Kitaplar, Dil, Mimari, Şiir" başlıkları çerçevesinde şekillenmiş. Özellikle deneme bölümlerinden etkilendiğini söyleyebilirim. Kitabı okurken aldığım notlara göz attığımda birçok kez "Kitap beni geçmişe götürdü." diye not almışım. Gerçekten de yazarın, geçmişin samimiyetine değindiği yerlerde yumuşacık hissettim. Dedelerimizin, babannelerimizin henüz dünyadan göçüp gitmediği zamanlardaki o samimi dünyaya bir anlığına da olsa gitmek beni iyi hissettirdi. Ayrıca şunu da belirtmeliyim ki başlıklarda geçen ve metni şekillendiren bu kavramlar manevi anlamda kaleme alınmış. Öyleyse anlatmak istediğimi daha iyi anlamak adına bir alıntı iliştireyim:
"Tabiat, gökyüzü ve ilim. Her şey Allah'ı hatırlatır. Dünyadaki tüm samimi sevgiler Rabb'imizden gelir ve her pak sevgi Rabb'imizi hatırlatır. Hem zaten bu yüzden sevgiyi de severiz ya. Sevgiye özlemliyiz biz. Sevgi, kapımızın önüne değil evimizin her köşesine de sinse uzaktaymış gibi arar dururuz ya. Aşk da kalbi rafine hâline getirebileceği için hakiki aşka ekilmiş tohum olup yeni bir merhaleye vasıl edecektir."
Anlam derinliği olan kitap, biz okurları tefekkür etmeye sevk ediyor. Divan şairleri hakkındaki bu alıntı da yazarın dil ve anlatım tarzını destekler nitelikte.
"Divan şiirlerini 'Çok süslü, çok mübalağalı